Hiç "Senin ne derdin var?" diye sormadılar veya "Derdin var mı?" diye bile. Sormaya cesaret edemediklerini de biliyorum. Çünkü benim sorunum onların boyunu aşardı. Kim çözüm bulmuş ki benim veya benim gibilerin sorununa da, onlar bulsun.
İlk açılım yaptığım annemin anlayışı ne ki beni tam olarak anlayabilsin. Okuma-yazma bilmeyen eşcinselliğin ne olduğunu anlatsan bile, bunu beyninde kabul edilebilirlik boyutunda ne kadar çözümleyebilir ki? Karşı cinsle evlenmek istemeyen bir erkeğin ancak doktorluk veya hocalık bir sorunu olabilir en fazla! Çözüme yanaşmıyorsa aklından zoru vardır kısaca! Milletin vekili bile böyle düşünüyorsa, cahil kişilerin böyle düşünmesini fazla görmemek gerekiyor. Bazen eşcinsellikle ilgili mücadele veririken çok mu fazla yükleniyoruz, çok mu fazla beklenti içine giriyoruz topluma karşı, umutsuz eşcinseller bizden daha önce çözmüşler problemi de onlara da mı haksızlık ediyoruz diye düşünmeden edemiyorum. Bu bir "zaman-zaman pes etme" anlamına gelebilir heteroseksizmin istediğinin ve amacının bu olduğuna dair ama insanın ister istemez yorulduğu anlar oluyor kısa sürse de, çaresizliğin zirvesi kendini yapayalnızlığını hissettiği anlarda.
Bu sadece eşcinsellik anlamında değil; Kişinin kendisiyle, başkalarıyla, çoğunluk da olsalar benim için doğal olmadıklarından dolayı kendisi olanları ötekileştirdikleri için ve gerçek ötekisi oldukları için en ötekilerle sorunu olanların, heteroseksist sisteme karşı her alanda hep mücadele vermek zorunda kalanların, sürekli içinde bulundukları ama yaşamak için mücadelelerinin, hayata umutla ve iyimser bakmalarının önüne geçmemesi için hep bastırdıkları, yok saydıkları ama birikmenin fazla olduğu anlarda dışarıya patlamayla taşan mücadeleci ruhumuza yakıştıramadığımız, aslında bizim değil, bizi bu hale getiren sistemin utanması gereken zayıf taraflarımız, bizim de insan olduğumuz için hatta fazlasıyla insan olduğumuz hayvanca! muameleye maruz kaldığımız, bize yaşatılanları en yakınımızadakilerden çıkarttığımız pişmanlıklarımız. Sistemin amacı da bu değil mi zaten kendine dahil etmek için önce çaresiz bırakarak kötü yola itip,sonra hesap sormak olan.
Umrunda değil haksızlıklar heteroseksizm ve içselleştirdiklerinin. Çünkü bu yaşamın böyle olması gerektiğini normalleştirmişler ölünün arkasından helva yemek gibi, bir tarafın ağlarken bir tarafın gülmesi gibi, heteroseksizme uymayanlarının testi gibi su yolunda kırılması gibi ve de her şey insanlığa dair değil mi? Haksızlıklar bile ama sadece güçsüz olanlara karşı yapılan haksızlıklar.
Buraya nereden mi geldim. Hep ben olmaktan bahsediyorum ya yaşamın gerçek olabilmesi veya gerçek olarak yaşayabilmek için, işte bu "Ben" olmaların karşı taraf-toplum tarafından, herkes tarafından bu şekilde içselleştirdiklerinden bencillik olarak algılanıp, vicdanımı kanattıkları için. Çünkü onlar da ağlıyorlar kendi doğrularına göre ve ne kendine ne de onlara yardımcı olamıyorsun. En baştan anlatmak için geçmişte anlatılmamış ve gelecek kuşaklara anlatılacak bir şeyler bırakma fırsatı vermiyorlar. Tek sıkıntımız temel atmak ama bilimsel temel olmayınca eşcinselliğe, bireyselliğe dair temel atmak da kolay olmuyor.
Sorun sadece eşcinsellik değil, heteroseksist dünya değil. Önce odamızın içinde, beynimizin içinde, zaman denilen koskoca fırsatı değerlendirememek de, yani kendimiz de.
Anlatsak anlarlar mı?; Anlasalar da analamazlıktan, duymazlıktan gelmek zorundalar. Çünkü gerçekleri biliyorlar ve konuşmak istemiyorlar. "Bu konular ulu-orta konuşulmaz" demiş. Kim mi?; Ne fark eder ki veya hepimizin en yakınları.
Biz gene de bazılarına anlatmaya devam edelim. Bizim anlatamadıklarımıza da diğerlerimiz anlatır. Çünkü en yakınlarımız kendilerinkine yakıştıramıyorlar. Diğerlerimizden duyarlarsa belki daha objektif olabilirler.
Bugün gene kaç tane eşcinsel ağladı bilmiyoruz ama göz yaşlarını içlerine akıttıkları için kimse görmedi. Bilerek veya bilmeyerek vicdanları kanatıldı heteroseksizm tarafından ama işlerine geldiği için kimse umursamadı. Dışarıya gözyaşları ve kanları akanlarsa sadece öteki-başka dünyaların insanları olduklarından sadece ibret oldular heteroseksizm için!
Eşcinselliği yüksek sesle haykırdığım için rahatsızlık verdiğim düşüncesiyle cezasını kestiler. En yakınlarımın da kalbini kırdım bağırdığım için. Oysa işitme kaybı çok yüksekmiş heteroseksizm ve bireylerinin. Çözüm önce kulakları açtırmak ama doktor belli bir seneden sonra bunun mümkün olmadığını söyledi. Ancak işitme cihazlarıyla bir nebze anlayabileceklerini söyledi. Çünkü kalıcı hasar oluşmuş artık. En baştan yani çocuklukta-gençlikten itibaren doğru bir anlayış yerleşirse işitme kaybına yardımcı olunabilirmiş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder