Alhak yapamayanların komplekslerinden dolayı,yapanları ve yapabilenleri çekemeyip engelleme bahanesidir.
Yasaklara baktığımız zaman,yasaklanma sebebi olarak nedense ayıp-günah gibi manevi unsurları görürüz.Yoksa canlıya,çevreye zararı olmadığı gibi,hem fiziksel,hem de psikolojik olarak faydaları su götürmez bir gerçektir.Keşke insanları korumak kadar masum olsaydı yasaklar.
Fazla geniş kapsamlı düşünmeye bile gerek kalmadan,günlük hayatımıza bakmak yeterli olduğu gibi,ayıp-günah gibi ahlak bahaneleriyle oluşan yasakların medyamızda oluşturduğu gündem maddeleriyse içselleşmiş muhafazakarlığın ne boyutta mahalle baskısı olarak bireyleri sindirmeye çalıştığının da apaçık beyanıdır.
"Muhteşem Yüzyıl" dizisine gelen tepkiler görünmek istemediğimiz biçimlere itirazımızdan başka bir şey olabilir mi?İtiraz edenler Osmanlı dönemini birebir yaşamış insanlar mı?O dönem yaşayan insanlar,insan değiller miydi acaba ki itiraz edilen yaşanmışlıklar yaşanmamış olsun.Cinsellik ve şekilleri o dönem yok muymuş,ya da gelecekte olmasını istediğimiz gibi yanlış örnek olmasın diye geçmişin üstünü örtme çabası mı?
Sanki günümüz de herkes tek eşli veya tek tip cinsellik yaşıyormuş gibi farklılıklara karşı cephe alınıyor.(Kayıtlara geçen kuma sayısının bile 200 bine yakın olduğu söyleniyor yapılan araştormalara göre.)Farklı sayılanlara göre de dayatılanlar bir farklılık ve ötekidir.Neden senin farklılığın kabul edilsin veya ahlak timsali olarak gösterilsin?Hem işime yaramayan ahlakı ben ne yapayım yaşayamadıktan sonra?Sana mı soracağım neyi yaşayıp yaşamayacağımı?Kimse karar veremez ki yaşam biçimimin doğru veya yanlış,ayıp veya günah olduğuna.Sen cinselliği tabu haline getirip mahrem biçimde yaşarsan,Osmanlının mahremiyetini de kendi mahremin gibi sanırsın.Hem Osmanlı kimsenin mülkiyetinde değildir.Dizi yapımcıları iftira mı atmışlar Osmanlı mahremiyetine üstelik?Eğer öyle ise Osmanlı hakkında yazılan kitaplar,belgeler ne olacak?Onları da toplattırın öyleyse.Hem "Muhteşem Yüzyıl" dizi olmayıp,belgesel olsa ne olacak?İnsan ilişkilerinden farklı bir şey mi anlatılıyor?
Eşcinsellik kelimesini ağızlarına bile al(a)mayıp "malum ilişki" diye bahsedenlere karşı bir iyi niyet beklentim olmadığı gibi,aslında eşcinsellerin hak talepleri de olmamalı.Eşcinsellere karşı yapılan hak ihlallerine ve ayrımcılıklara karşı hiç beklemeden mücadele başlatılmalı.Hak beklemek ancak haklarını teslim edenlerin acizlikleri olabilir.Sen eşcinselliğini yaşa,bütün eşcinseller cinsel yönelimlerini utanmadan-çekinmeden gerçekleştirsinler,eşcinsellik diye sorun yok zaten de,heteroseksizmin arızalı bakış açısı da değişecektir tereddütsüz.Eşcinselliğe bakış açısı heteroseksizmden hak dilenerek değişmeyeceği gibi yıllarca hatta yüzyıllarca beklemede kalacak,hatta vahşice dezenfekte edilmeye çalışılacaktır.
Çünkü cinselliğin a'sı doğru olup da b'si,p'si,l'si yanlış olamaz.Dört duvar arası serbest olup da kamera önü yasak olamaz.Sen yapınca doğru olup da ben yapınca ahlaksızlık olamaz.Bu meretin yanlışsa her türlüsü yanlıştır,sevapsa her türlüsü sevaptır.Sonuçta bedendsel ve ruhsal olarak bir eylem gerçekleştiriyorsun.Çocuk yapmak amacıyla da olsa bu eylem gerçekleştirilmiyor mu?Eski türk filmlerindeki gibi insanlar birbirlerine yaklaştıktan sonra kameranın yukarıya doğru çekmeye başladığı gibi "stop" denmiyor herhalde.Yemek yarışması programına katılan kişilerden en az bir tanesi eşcinsel olduğuna göre nerede bu yüzdeye vurulduğunda milyonlarca eşcinsel?Eşcinsellere hak verilmesi diye bir kandırmaca olmamalı,eşcinseller haklarını vermemek için direnmeli.Burası neresi mi;doğduğum,büyüdüğüm ve yaşadığım topraklar bir eşcinsel olarak.Dünyada tek eşcinsel ben olsam da,cinsel yönelimimden dolayı şiddete,cinayete ve her türlü ayrımcılığa,hak ihlaline karşı çıkıyorum.Topluma yanlış mı örnek oluyorum?Eşcinsellerin örnek olmak gibi kaygısı olamaz,heteroseksizmin işaret edip ötekileştirmesinden başka bir şey değildir eşcinseller ve eşcinsellik.
Sorun zaten sadece eşcinsellik değil.Bugünkü haberlere baktığımızda kadının etek boyu da heteroseksizmin bir sorunu,dizi kahramanlarının cinsel yönelimleri de,hatta tuvalet kelimesinin bile ahlaka büründürülüp lavabo şeklinde tabulaştırılması da.Gerçi altında yatan hep cinsellik,cinsel bölgeler,cinsel alanlar mahremleştirilen bireyler üzerinden ahlak bahanesiyle tahakküm kurulan.
Uyku ihtiyacı masumiyet simgesi olarak itiraz edilmezken,yeme-içme bir tören gibi toplu olarak gerçekleştirilirken(Gerçi onun şekli de heteroseksizmin kalıplarına oturtulmuş ama cinsellikle kıyaslanamayacak kadar özgür sayılır;obezite sorunu oluşturacak kadar sağlıksız,görgüsüz yapacak boyutta pornografik ekranlarda arz-ı endam eyleyen)cinselliğin ne olduğu belli değil.Sadece yaşanmaya çalışılıyor doğru veya yanluş bir şekilde.Sonra da tecavüzler,ensest,pedafoli,hayvanlara yönelme kaçınılmaz oluyor bastırıldıkça.Üstelik heteroseksizmin yasakladığı cinselliğin suçları ve suçluları sadece göründüğü kadarı.Çünkü cinsel kurbanların hak araması toplum tarafında ayıplanıp-dışlanacağı için o kadar da kolay değil ortaya çıkıp hakkını araması.Suç işleyenlerin aldıkları cesaretin kaynaklarının bakış açısı mağdurların sessiz kalmalarının sebebi.Çünkü mağdur olanların tahrik bahanesiyle suçlu sayılabilecekleri için bir içselleşme var genel olarak.
Velhasıl cinsellik de heteroseksizmin kendi çıkarına uygun kullandığı silahların en etkilisi.Kendisi istediği şekilde kullanabilir ama diğerleri sadece çocuk yapmak için cinselliklerini gerçekleştirebilirler.Onun ötesi ayıp-günah ve hastalıktır.
Yapamama konusuna gelince,yapabilmek sadece fiziksel olarak eylemi gerçekleştirmek değildir,yaptığın şeyin arkasında durabilmektir utanmadan.Çünkü cinsellik ayıp veya günah değildir.Kimse de zaten ulu-orta seks yapmıyor,yapmak taraftarı da değil.Arayıp buluyorsunuz,baskın yapıyorsunuz fuhuş mazeretiyle,sonra da "yakaladım" diyorsun,"zina" diyorsun.Bırakın herkes istediği şekilde eylemini gerçekleştirsin.
Eğer görülerek-duyularak eşcinsel olunabiliyorsa,örnek olarak hedef gösterilenlerde değil,bu kadar kolay yön değiştirebilme korkusu olanlarda bir bastırılma sorunu var demektir.Çünkü ben eşcinsel pornoya ulaşıncaya kadar görsel olarak hep heteroseksüel ilişkilere maruz kalarak büyüdüm ama hiç etkilenmedim.Daha gördükçe kendimi buldum.Tarihi bir diziye bakarak mı cinsel yönelimi değişecek heteroseksist bir toplumun?Tarihi tam anlamıyla okuyup-öğrenirsek dizlerin ne kadar muhafazakar olduğunu görürüz diyeceğim ama herkes biliyor zaten dizlerin bahane olduğunu.Asıl sorun gerçeklere rağmen bile "olunması gerektiğinin" dışına çıkılması korkusu.Çünkü olması gerekenin yani heteroseksizmin dışında hiç bir şeye referans oluşmasın istiyorlar."Bak-bak atalarımız bile yapmış" mı dedirtsinler?
Ben onu bilmem;Yapıyorum ve yaptığımın arkasında duruyorum gururla.Çünkü eşcinsellik benim yapısal gerçeğim ve eşcinselliğim baskıya maruz kaldığı sürece de varoluş sebebim olacaktır.Ne zaman eşcinsellik hastalık-sapıklıktır iftirasıyla eşcinseller hedef gösterilmekten vaz geçilirse, o zaman enerjimi toplumsal anlamda başka sorunlara harcayacağım için varoluş sebebim o soruna odaklanacaktır.
Eşcinselliği sorun haline getiren de heteroseksizmdir,hastalık olarak tedavi etmeye çalışan da.Yoksa eşcinseller ne yapmıştır söyler misiniz bana üçünsü sınıf olarak bile olsa yaşamaya çalışmaktan başka.Kaç tane eşcinselin işlediği heteroseksüel cinayeti vardır acaba?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder