26 Aralık 2010 Pazar

Tesadüfün bu kadarı

Tesadüf olan bir şey yok,hepsi sistemli muhafazakarlaşmanın gönül rahatlığıyla arz-ı endam eylemesi,tesettür modasının podyuma çıkması dahil.
Dinle ilgili-alakalı kurumlar,kişiler Twitter ve Facebook gibi sosyal paylaşım ağlarının zehirli olduğunu söylüyor,bilgisayarın insanı yaşamdan uzaklaştırmaması gerektiği tavsiye ediliyor,hastanelerde ölüm döşeğindeki kişilere faili meçhul kişilerce dinle ilgili anket yapılıp hastaları ölüme hazırlar gibi ahiret soruları soruluyor;
(- Alkol Kullanıyor musunuz?
- Sigara içiyor musunuz?
- Oruç tutuyor musunuz?
- Namaz kılıyor musunuz?
- Dua ediyor musunuz?
- Dini yardıma ihtiyaç duydunuz mu?
- Bu konuda kimden yardım almak istersiniz?
- Serviste din görevlisi olmasını ister misiniz?
- Tanı konulduktan sonra inancınız da bir değişiklik oldu mu?)
"Yılbaşı" kutlamasının,kırmızı don,çam ağacı süslemek ve içki içmek gibi yeni yıla giriş alışkanlıklarının hurafe ve zararlı olduğu iddia ediliyor,referans dinin kendi dinleri olduğu ve aksinin ateizme sebep olabileceğini iddia ederek din derslerinin zorunlu olmamasına karşı çıkıyorlar,türban sağlık kurumlarından üniversitelere hatta ilk okullara kadar iniyor kişisel özgürlük kandırmacasıyla,hatta'Butto modeli' başörtüsüyle dikkati çeken Türkiye Diyanet Vakfı Kadın Merkezi Faaliyetleri Müdürü Ayşe Sucu görevinden alınıyor türbanlı olmadığı için,ailenin korunmasına dair toplantılar yapılıp fetvalar veriliyor,televizyon kanallarına cezalar kesiliyor örf ve adetlerimize,kültürümüze aykırı yayın yapıyorlar diye,imamlar öğretmen oluyor,ahlak bahanesiyle porno siteler yasaklanıyor ,erkeklere iktidarsızlık,kadınlara sadakatsizlik tazminatı ödettiriliyor,internet üzerinden alkol-sigara satışı yasaklanıyor,sanat galerileri alkollü açılış yüzünden saldırılara maruz kalıyor,protestolar çocuk düşürülerek,kimlikler alınma tehdidiyle bastırılıyor,eşcinseller hasta ve sapık ilan ediliyor ve psikiyatristlerin talebi,Sağlık Bakanlığının emriyle,ruh sağlığının denetime alınması gerekçesiyle psikolojik danışma merkezlerinin kapatılması kararı alınıyor.
Devlet danışmanlık merkezlerini "ruhsatsız faaliyet" olarak görüyor,psikiyatrsitler psikologları danışmalık için yetersiz bulup kendi kontrolleri altında hizmet vermelerini istiyorlar.Yani ilaçla tedavi ve kapitalist sistemin ilaç sektörüne dahil edilmekten başka çare bırakmıyorlar.Ya deli-hasta olacaksan ya da heteroseksist.Kişisel olarak fikir alıp gelişirsen sistemin dışına çıkabilir,zahmete sokabilirsin egemen güçleri!
Örnekler çoğaltılabilir ve bu saydıklarım neredeyse son bir hafta içinde basına yansıyanlar sadece cesaret bulunup da ifade edilebilen-gerçekleştirilen.Daha çok cesur baskılarla karşılaşacağımızdan da şüphem yok.Çünkü artık yapanın,yaptığı yanına kar kalacak.Devletin görevlisinden hesap sorulamayacak yeni yasayla birlikte.Ancak kurumundan şikayetçi olabileceksin.Peki o kurumların başındakilerin zihniyeti farklı mı?Keyfi davranalar nereden cesaret alıyor sanıyorsunuz?Artık muhafazakar bir yaşam biçimi dayatılacak,dayatılmaya başlandı bile.Kendi çıkarları için muhafazakar rüzgarlara kapılanlar da bu zihniyete ikramiye.
Bütün bu olanlardan sonra "paranoya yapıyorsun" diyorlar.Bütün bu yaşanılanlardan sonra paranoyak olmaktan başka bir çıkar yol mu var?İnsan durduk yerde niye korkuya kapılsın ki?Hele bir de eşcinseller sırf cinsel yönelimlerinden dolayı gaspa,şiddete,cinayete kurban edilip,saldırganlar tahrik bahanesiyle hak ettikleri cazaları almazlarsa,bakanımız bile eşcinselliği hastalık olarak ilan edip eşcinselleri hedef gösterirse,sokağa çıkan travestilere para cesazı kesilip farklılıklar sindirilmeye çalışılırsa nasıl korkuya kapılmazsın ki?Sen korkuyu oluştur,sonra da yersiz bul.Korkmayanlar,korkunun yersiz olduğunu söyleyenler korkmadıklarına göre,onlar da korkulacak sınıfında,baskının-muhafazakarlığın görünmez kahramanları büyük ihtimal.
Zaten tesadüf olan bir şey yok,hepsi sistemli muhafazakarlaşmanın gönül rahatlığıyla arz-ı endam eylemesi,kapalıların kıyafetlerinin dine uygun olmadığı eşetirisine "seçenek bırakılmıyor,mecburiyetten" dese de tesettür modasının podyuma çıkması dahil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder