
Voleybolda güzel bir servis karşı takım tarafından iyi manşet alınamayıp servis atan tarafa dönerse,sert bir smaçla o topun öldürülmesi gerekir.Yoksa karşı taraf manşet alamamanın öfkesiyle sert smaç vuramayan tarafın yumuşaklığını asla affetmez,öldürücü darbesini indirir "kaale alınacak bir tarafları yok" diye.
Kaos GL dergisi ve derneğinin kurucusu Ali Erol'un hayat hikayesini okuduk "Türkiye'nin Açılış Sayfası"nda.Yaşadıkları diğer eşcinsellerinkinden çok farklı değil bütün olumsuzluklara rağmen eşcinselliğinden ödün vermemesi dışında.
O hatta hayata iki sıfır yenik başlayanlardan bile sayılabilir çok çocuklu bir aile ve kırsaldan geldiği için. Onun ailesinde de eşcinselliğini kabul etmeyen birisi var,dışlamayan birileri var,eşcinselliği bilinse de konduramama durumları,beklentiler var ama sonuçta eşcinsel evlat kabul edilmek zorunda kalınsa da,müdahale edilemese de eşcinsellik kabul edilmiyor,küskünlükler,kırgınlaklar kaçınılmaz oluyor.Okul dahil toplumun her biriminde homofobik davranışlarla karşılaşmak da sürpriz değil.Ama Ali Erol bunlardan etkilenmemeyi başaranlardan.Çünkü en baştan beri eşcinselliğinin bilincinde ve taviz vermek aklının ucundan bile geçmemiş kendisiyle barışık olduğu için.Erkek egemen bir toplumun yaptırımlarına karşı duygusal olup,bir kere de heteroseksizm kazansın diye boşvermişlik yapmamış,ailesine toplumsal bir beklenti içersinde olmamaları için uyarısını da ihmal etmeyerek.
Eşcinsellerin aktivist olarak pasif olmalarının hep bir savunusu vardır,aslında dayanak teşkil etmeyen."Ben hiç bir zaman senin kadar bağımsız olamadım,hep mecburiyetlerim oldu" derler,ailenin tek erkek çocuğu olup beklentilerin olması,ailesini üzmek istememesi,ekonomik olarak bağımlı olmak,kültürel çevrenin buna asla izin vermeyeceğini düşünmek gibi.
O hatta hayata iki sıfır yenik başlayanlardan bile sayılabilir çok çocuklu bir aile ve kırsaldan geldiği için. Onun ailesinde de eşcinselliğini kabul etmeyen birisi var,dışlamayan birileri var,eşcinselliği bilinse de konduramama durumları,beklentiler var ama sonuçta eşcinsel evlat kabul edilmek zorunda kalınsa da,müdahale edilemese de eşcinsellik kabul edilmiyor,küskünlükler,kırgınlaklar kaçınılmaz oluyor.Okul dahil toplumun her biriminde homofobik davranışlarla karşılaşmak da sürpriz değil.Ama Ali Erol bunlardan etkilenmemeyi başaranlardan.Çünkü en baştan beri eşcinselliğinin bilincinde ve taviz vermek aklının ucundan bile geçmemiş kendisiyle barışık olduğu için.Erkek egemen bir toplumun yaptırımlarına karşı duygusal olup,bir kere de heteroseksizm kazansın diye boşvermişlik yapmamış,ailesine toplumsal bir beklenti içersinde olmamaları için uyarısını da ihmal etmeyerek.
Eşcinsellerin aktivist olarak pasif olmalarının hep bir savunusu vardır,aslında dayanak teşkil etmeyen."Ben hiç bir zaman senin kadar bağımsız olamadım,hep mecburiyetlerim oldu" derler,ailenin tek erkek çocuğu olup beklentilerin olması,ailesini üzmek istememesi,ekonomik olarak bağımlı olmak,kültürel çevrenin buna asla izin vermeyeceğini düşünmek gibi.
Evlenirler,çoluğa çocuğa karışırlar,gizli bir eşcinsel olarak yaşamlarını fırsattan istifade sürdürür giderler.Bu durumu normalleştirip eşcinsel mücadelenin yaşadıklara topraklara-kültüre fazla olduğunu savunup ihtiyaç hissetmezler,mücadele edenleri de vebalıymış gibi çıkıntı olarak görüp uzak dururlar eşcinselliklerinin bilinmemesi için.Hatta onlara göre bile eşcinsellik hastalıktır ama kurtulamamışlardır bütün çabalarına rağmen,içselleştirdikleri manevi değerlerle ne kadar çelişseler de,çatışsalar da.Çıkmaz bir sokakta çelişkili ve de üstü örtülü bir şekilde yaşamaya razı gelmişlerdir.Heteroseksizmin onurunu kurtarmayı görev saymışlardır sanki.Farkında olmadan da eşcinselliğe borçlanmışlardır heteroseksizmi besleyerek bu sessizlikleriyle,çaresiz duruşlarıyla,boyun eğişleriyle.
Bu ülkede eşcinselliğin de Ali Erol'a borcu vardır yaptığı mücadeleden,eşcinselliği kurtarma çabasından dolayı.Ödemesi de eşcinsellerin boynunun borcudur Ali Erol gibi eşcinsel hakları konusunda cesur olarak,en azından artık eşcinsellikle,eşcinsellikleriyle barışarak,tereddütleri bir tarafa bırakıp kendilerinden emin olarak.
Bu ülkede eşcinselliğin de Ali Erol'a borcu vardır yaptığı mücadeleden,eşcinselliği kurtarma çabasından dolayı.Ödemesi de eşcinsellerin boynunun borcudur Ali Erol gibi eşcinsel hakları konusunda cesur olarak,en azından artık eşcinsellikle,eşcinsellikleriyle barışarak,tereddütleri bir tarafa bırakıp kendilerinden emin olarak.
Ali Erol çoğunluğa uymadığı anlaşıldığında "ne yapacağım" diye kaygılanmamış,eşcinselliği yüzüne vurulduğunda travma geçirmemiş.Ama günümüzde eşcinsel hakları için mücadeleyi bir tarafa bırakın,"eşcinselliğim öğrenilirse kendimi öldürürüm" diyenler var,hatta epeyce var heteroseksizme en baştan teslim olmuş.
Voleybolda güzel bir servis karşı takım tarafından iyi manşet alınamayıp servis atan tarafa dönerse,sert bir smaçla o topun öldürülmesi gerekir.Yoksa karşı taraf manşet alamamanın öfkesiyle sert smaç vuramayan tarafın yumuşaklığını asla affetmez,öldürücü darbesini indirir "kaale alınacak bir tarafları yok" diye.Ali Erol heteroseksizme,eşcinsel hakları adına önceki eşcinsellerin hiçbir şey yapmamasında dolayı oluşan zaman kayıplarına rağmen,beklenmedik zamanda isabetli,karşılanmayacak güzel bir servis atmıştır.Eğer diğer eşcinseller karşılanmayan servisi smaçla tamamlamazlarsa çok yazık olur.Muhafazakarlığın depreştiği şu günlerdeyse sessizlik,direnmemek,mücadele etmemek yok oluşla eş anlamlıdır.
Şeriat gelmez deseler de,muhafazakarların plan-proje dahilinde,stratejik bir şekilde ve sabırla son dönemlerdeki çıkışlarıyla ne kadar yol aldıkları görmemek fazlaca saflık olur.Şeriat diyince illa ki 100-150 sene önceki halini yaşayacak değiliz.Her rejim kalıcı olabilmek adına içinde bulunduğu çağa da uyum göstermek zorundadır.Kaos GL'nin bütün demokrasinin önünü kesebilecek engellere rağmen aldığ yol takdire şayandır ve bu başarının altında mücadele,sabır ve umut yatmaktadır.
Ben Kaos GL'nin fanzin günlerinden günümüze kadara geldiği noktaya şahidim yaşım gereği ve takipçisi olduğum için.Eğer o ilk adım atılmasaydı,fanzin olarak da olsa dergi basılmasaydı bu mücadelenin sesi bulunduğum noktaya kadar gelmeyecek,bütün ülkeye yayılmayacak,belki de eşcinsel dernekleşme bile mümkün olmayacaktı.Günümüzde kağıda basım internet dolayısıyla çok önem arzetmeyebilir ama o dönemi için iletişimin etkili yollarından biriydi.
İnsan kendi geleceğini kendisi şekillendirmelidir meyvelerini uzun vadede toplamak pahasına,kısa vadeli,geçici,aslında tam olmayan kişisel tatminlerinden-doyumlarında feragat ederek,Ali Erol'un sosyolojiyi sosyolog olmak için değil de eşcinsel olmasından dolayı seçmesi gibi.Çünkü insanın seçimleri hem bireysel anlamda,hem de toplumsal anlamda sorunlara çözüm olmalı.
Ali Erol açık eşcinselliğinden dolayı olumsuz bir davranışla karşılaşmamış bazı insanların mesafeli olması dışında.Kapalı bir eşcinsel olarak,kendin olamayıp,başka birisi olarak samimi olmadıktan sonra samimiyet kurmak,heteroseksist toplumun içinde kaybolup gitmekten başka bir şey değildir.Samimiyetsiz her anlamda birliktelik,beraberlikle de ne sorunları halledebilirsin,ne de sonuca gidebilirsin.
Ali Erol'un hayat hikayesinin büyük bir medya grubunun en büyük gazetesinde yer almasının bir başka cesur ve örnek olabilecek farkı da evliliğin sadece kadın erkek arasında olabileceğine kendilerini şartlandırmış eşcinsel bilinçliliğinden yoksun magazin figürlerinin aksine ikili beraberlikleri sadece aşk üzerine temellendirmemiş olması.Resmi evliliği yani imzayı beraberliğin garantisi olarak görmüyor.Batıda ki eşcinsel çiftlerin,heteroseksüel çiftler gibi birbirlerinin haklarından faydalanabildiği kayıtlı birliktelik onun için şimdilik yeterli.Resmi evlilikten önce cinsel yönelimin anayasa da tanımlanması ve de eşcinsel cinayetlerinde cezai indirimin kaldırılması en öncelikli.
Ali Erol 90'larla birlikte yeni bir eşcinsel kuşak oluştu demiş.Bence fazla tevazü göstermiş.Daha öncesinde Türkiye'de eşcinsel kuşak mı varmış?Türkiye'de görünür eşcinsellik ve eşcinsel varoluş Kaos GL ile,Ali Erol ile başlamıştır.
Oluşumun adının neden Kaos olduğunu da açıklamış çok güzel bulduğum."Kaos, fizikte evrenin ilk hali, sürekli bir akış, sürekli bir oluş halidir. Aynı zamanda bizim ütopyamız. Onun için Kaos GL dedik."
Eşcinsel hakları Kaos GL sayesinde ütopya olmaktan çıkmıştır bence.Çünkü başlamak bitirmenin yarısıdır.Bu da fena bir mesafe sayılmaz.
Voleybolda güzel bir servis karşı takım tarafından iyi manşet alınamayıp servis atan tarafa dönerse,sert bir smaçla o topun öldürülmesi gerekir.Yoksa karşı taraf manşet alamamanın öfkesiyle sert smaç vuramayan tarafın yumuşaklığını asla affetmez,öldürücü darbesini indirir "kaale alınacak bir tarafları yok" diye.Ali Erol heteroseksizme,eşcinsel hakları adına önceki eşcinsellerin hiçbir şey yapmamasında dolayı oluşan zaman kayıplarına rağmen,beklenmedik zamanda isabetli,karşılanmayacak güzel bir servis atmıştır.Eğer diğer eşcinseller karşılanmayan servisi smaçla tamamlamazlarsa çok yazık olur.Muhafazakarlığın depreştiği şu günlerdeyse sessizlik,direnmemek,mücadele etmemek yok oluşla eş anlamlıdır.
Şeriat gelmez deseler de,muhafazakarların plan-proje dahilinde,stratejik bir şekilde ve sabırla son dönemlerdeki çıkışlarıyla ne kadar yol aldıkları görmemek fazlaca saflık olur.Şeriat diyince illa ki 100-150 sene önceki halini yaşayacak değiliz.Her rejim kalıcı olabilmek adına içinde bulunduğu çağa da uyum göstermek zorundadır.Kaos GL'nin bütün demokrasinin önünü kesebilecek engellere rağmen aldığ yol takdire şayandır ve bu başarının altında mücadele,sabır ve umut yatmaktadır.
Ben Kaos GL'nin fanzin günlerinden günümüze kadara geldiği noktaya şahidim yaşım gereği ve takipçisi olduğum için.Eğer o ilk adım atılmasaydı,fanzin olarak da olsa dergi basılmasaydı bu mücadelenin sesi bulunduğum noktaya kadar gelmeyecek,bütün ülkeye yayılmayacak,belki de eşcinsel dernekleşme bile mümkün olmayacaktı.Günümüzde kağıda basım internet dolayısıyla çok önem arzetmeyebilir ama o dönemi için iletişimin etkili yollarından biriydi.
İnsan kendi geleceğini kendisi şekillendirmelidir meyvelerini uzun vadede toplamak pahasına,kısa vadeli,geçici,aslında tam olmayan kişisel tatminlerinden-doyumlarında feragat ederek,Ali Erol'un sosyolojiyi sosyolog olmak için değil de eşcinsel olmasından dolayı seçmesi gibi.Çünkü insanın seçimleri hem bireysel anlamda,hem de toplumsal anlamda sorunlara çözüm olmalı.
Ali Erol açık eşcinselliğinden dolayı olumsuz bir davranışla karşılaşmamış bazı insanların mesafeli olması dışında.Kapalı bir eşcinsel olarak,kendin olamayıp,başka birisi olarak samimi olmadıktan sonra samimiyet kurmak,heteroseksist toplumun içinde kaybolup gitmekten başka bir şey değildir.Samimiyetsiz her anlamda birliktelik,beraberlikle de ne sorunları halledebilirsin,ne de sonuca gidebilirsin.
Ali Erol'un hayat hikayesinin büyük bir medya grubunun en büyük gazetesinde yer almasının bir başka cesur ve örnek olabilecek farkı da evliliğin sadece kadın erkek arasında olabileceğine kendilerini şartlandırmış eşcinsel bilinçliliğinden yoksun magazin figürlerinin aksine ikili beraberlikleri sadece aşk üzerine temellendirmemiş olması.Resmi evliliği yani imzayı beraberliğin garantisi olarak görmüyor.Batıda ki eşcinsel çiftlerin,heteroseksüel çiftler gibi birbirlerinin haklarından faydalanabildiği kayıtlı birliktelik onun için şimdilik yeterli.Resmi evlilikten önce cinsel yönelimin anayasa da tanımlanması ve de eşcinsel cinayetlerinde cezai indirimin kaldırılması en öncelikli.
Ali Erol 90'larla birlikte yeni bir eşcinsel kuşak oluştu demiş.Bence fazla tevazü göstermiş.Daha öncesinde Türkiye'de eşcinsel kuşak mı varmış?Türkiye'de görünür eşcinsellik ve eşcinsel varoluş Kaos GL ile,Ali Erol ile başlamıştır.
Oluşumun adının neden Kaos olduğunu da açıklamış çok güzel bulduğum."Kaos, fizikte evrenin ilk hali, sürekli bir akış, sürekli bir oluş halidir. Aynı zamanda bizim ütopyamız. Onun için Kaos GL dedik."
Eşcinsel hakları Kaos GL sayesinde ütopya olmaktan çıkmıştır bence.Çünkü başlamak bitirmenin yarısıdır.Bu da fena bir mesafe sayılmaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder