
Halil bu sabah spordan yol kenarında bileylenen bıçak cıyırtılarıyla eve döndü.Sporda da selam veren üniversitede "Tarih" okuyan bir öğrencinin,babası dahil akrabalarının hepsi polis ve subay olduklarından,çok istemesine rağmen polis olamadığı için,spor yaparak subaylığa hazırlandığına şahit oldu.Batı'da "Ben Kuşağı" olarak tabir edilen öğrenci kesimi toplumsal gelişimin-özgürlüğün önce kendini düşünmekten-bireysel olmaktan geçtiğini görüp 68 ruhunu yeniden canlandıran bir görüntü arz ederken,bizde hala heteroseksizmin küçük yaştan itibaren içselleşmesinden dolayı subay adayı öğrencinin de dile getirdiği gibi "Böyle gelmiş,böyle gider" düşüncesini ispatlarcasına kansız kurban olmak kaçınılmaz tabiatıyla.
Ben çok şanslıyım galiba rengimden dolayı uğursuz sayılan kedilerin en ötekisi kara bir kedi olduğum için.Ne süslü kokonaların oyuncağıyım bu sayede,ne de bir kültüre kurban edilecek koyun,keçi veya dana.Gerçi Halil beni severken bazen "küçük danam" diye seviyor ama o da farkında olmadan içselleştirmiş eleştirdiği heteroseksist kültürün yaşam biçimini ve eril dilini galiba.(Kültür demişken Popçu Tarkan hayvanların öldürülmesine üzülerek kurban kesmeyi kültür olarak adlandırdığı için Takvim! gazetesi tarafından Pot'çu ilan edilmiş.Takvim yapraklarının arka sayfalarına da heteroseksist kültürün değişmeyen baskıları yapılmaz mı hep okuna-okuna ezberlensin diye ve ezberlenen.O yüzden şaşırmadım bu eleştiriye.Diyanet de "Hiç kimse bize hayvan sevgisi, hayvan hakları dersi vermeye kalkmasın."demiş Tarkan'ı kasdederek.Hakkından önce haddini bileceksin tabi heteroseksizme ve değerlerine karşı.)
Ben çok şanslıyım galiba rengimden dolayı uğursuz sayılan kedilerin en ötekisi kara bir kedi olduğum için.Ne süslü kokonaların oyuncağıyım bu sayede,ne de bir kültüre kurban edilecek koyun,keçi veya dana.Gerçi Halil beni severken bazen "küçük danam" diye seviyor ama o da farkında olmadan içselleştirmiş eleştirdiği heteroseksist kültürün yaşam biçimini ve eril dilini galiba.(Kültür demişken Popçu Tarkan hayvanların öldürülmesine üzülerek kurban kesmeyi kültür olarak adlandırdığı için Takvim! gazetesi tarafından Pot'çu ilan edilmiş.Takvim yapraklarının arka sayfalarına da heteroseksist kültürün değişmeyen baskıları yapılmaz mı hep okuna-okuna ezberlensin diye ve ezberlenen.O yüzden şaşırmadım bu eleştiriye.Diyanet de "Hiç kimse bize hayvan sevgisi, hayvan hakları dersi vermeye kalkmasın."demiş Tarkan'ı kasdederek.Hakkından önce haddini bileceksin tabi heteroseksizme ve değerlerine karşı.)
Biz hayvanlar aslında her şeyi biliyoruz ama galiba konuşamadığımız için meramımızı anlatamıyoruz.Gerçi insanlar kendilerini bizden üstün hissetmelerine sebep konuşma dilini bizim miyavlamalardan,melemelerden daha iyi kullanabilselerdi,en azından kendi aralarında olsun anlaşabilir,kendi aralarında paylaşabilirlerdi,hepimize ait olan dünyayı.
Halil bu gün spordan gelirken simsiyah "kara" bir kediyi de sevdi yolda.Hiç kıskanmadım ama.Ben çünkü öyle arap gibi simsiyah değilim.Karnımın altımda bembeyaz pamuk gibi,yüzümde de beyaz sakarlarım var.Halil beni bazen "kara pamuğum" diye seviyor pozitif ayrımcılık yaparcasına siyah olmayan kedilere nispet,bana teselli amacıyla.
Fazla özelliği olanların eksik olanları tamamlaması gerektiğine inandığı için bana kendisiyle eşit muamele yapıyor Halil.Fırsat verilse aklımızı daha faydalı kullanabileceğimizin farkında bazen yaptıklarımı tesadüf olarak kabul etse veya sürtünme olarak adlandırsa da.Ben musluktan su içmeyi seviyorum ya,o musluğa dokunmamı açmaya çalışmam konusunda bazen şüphe ediyor.O kadar sıkı kapatırsanız tabi açamam.Neden pencerelerin,kapıların açma kollarını da bizleri düşünerek yapmıyorlar.Açmaya çalışıyorum ama çok sert olduğu için açamıyorum onları da.Zaten çoğu kişi evin içinde yaşamamızı istemiyor ki bizi düşünsünler.
Geçenler de kendi türlerindeki engellilerin sınav salonuna girişlerine şahit oldum TV seyrederken(Evet TV de seyrediyorum.En çok da klipleri,reklamları ve toplarla oynayanları seviyorum.Halil duymasın ama o aştı artık kendisine top denmesini.Hatta top denmesini istiyor bu aşağılama kelimesinin normalleşmesi için), ne rampa vardı ne de asansör.Yakınlarının sayesinde girebilmişlerdi sınava.Belki sınav da bahane,olması gereken sayıda kaç engelli istihdam edilmiş ki ülkemizde.
Şanslıyım dedim ya,şansım benim Halil,ayrımcılığa maruz kalan bir kişi olarak bana-biz hayvanlara ayrıcalıklı davrandığı için.Hayvan olmamı bilmesine,çok eşitlikçi olmasına rağmen,bir çocuk gibi çok şımartıp,abartarak sevdiği için,ellerini-kollarını tırmalayınca benim hayvan doğamı göz ardı edip bana kızıyor,güç yeterliliği yapıyor hayvanlığımın sınırlarını aşınca.Üç kere canımı yakmadan da olsa dövdü ve bir keresinde korkudan altıma çişimi yaptım.O da çok pişman oluyor,ben de çok üzülüyorum onun sabrının sınırlarını zorladığım,pişmanlık yaşattığım için.Umarım büyüdükçe uslanırım,o da fiziksel güç yeterliliğini sayemde törpüler.
Kullanılmayan yeni halıyı da tırmıklamama izin vermiyor.Sanki dura-dura ne olacak öyle,fazla eşyanın işe yaramadığı şu dünyada.Zaten halının halı diyecek yeri kalmadı iplerni çeke-çeke.Bana eski bir halı getirmiş sobalı odaya oyalanmam için.Tabi ki kanmadım.Gene gidip yeni halıyı tırmıklıyorum bana bağırsa da.
Nazlı Mary kıskanıyor beni bazen oğlundan "bir hayvan bu kadar yüzlenmez" diye.O da çok seviyor beni aslında Halil onunla fazla ilgilenmediği için,onun canının sıkılmamasını sağladığımdan.Benim sadece kendi tuvaletime çişimi yapmama ve ellerimin toprağını tuvaletten sonra gazeteye silmek gibi normal davranışlarım onu şaşırtıyor.Bana hem çok akıllı,hem de çok deli diyor şımarıklığımdan.Oğlun şımartıyor beni,ben ne yapayım.Ben gündüzleri uzun-uzun uyurken,hasta zannediyor bazen.O da çocuklaşmış yaşlandıkça.Düşünüyorum da hayvan olmak bile,yaşlı olmaktan çok daha kolay.Halil'in eşcinsel olduğunu bilmesine rağmen,onun karşı cinsle evlenmesini çok istediği için evli olduğunu ve sakladığını düşünüp karısını soruyor;Bütün eşcinsel anneleri çocuklarının bir gün eşcinsellikten kurtulabileceklerini umut ederek mi yaşlanıyorlar?
Yaşlı eşcinsellerin geleceği çok mu daha vahim oluyor acaba?Hiç şahit olmadık ki yaşlı eşcinsellerin vahametine.Çünkü onlar da heteroseksüel olarak tanımlanıyorlar ya açık olmadıkları için.Hepsinin hemen-hemen karısı çocukları var.Açık eşcinsel dönemine geçersek istatistiki veri oluşabilr belki.
Hem ben artık dışarıya çıkmaya başladım.Halil'de başıma bir şey gelmesinden fazla korkmuyor artık.Zaten binamızın yakınındaki bahçelerde dolaşıyorum.Pencereden inip-çıkabilmem Halil'i çok mutlu etti, o olmadığı zaman da dışarıda kalmam tehlikesi ortadan kalktığı için.Trafik tehlikesi çok fazla ama ben yolda park eden arabaların altında saklanıyorum bir tehlike olduğu zaman.Halil'de bulamıyor beni bazen arabaların dingillerinde saklanınca.Umarım bir gün saklandığım arabalar çalışıp beni öldürmez.Yoksa Halil bensizliği kaldıramaz.Sırf bağlandığı hayvanları kaybetme korkusu yüzünden yıllarca hayvan beslemiyordu.Ben küçükken aç-susuz kapatıldığım üçüncü kattan atlayıp kurtulmasaydım Halil bana kapısını açmayabilirdi bizleri çok düşünüp sevmesine rağmen.
Sokak kedileri de bir şey yapmıyor bana.Halil bunu benim de sokak kedisi tipli olmama yoruyor.Çok kötü bir tipim mi var benim acaba?O beni çok güzelmişim gibi seviyor ama herkese yavrusu güzel görünürmüş.O çirkin kedilerden birisinin babam olduğunu da iddia ediyor ama bundan doğal ne olabilir ki.Bizde daha mülkiyet duygusu gelişmediği için çıkar kaygısıyla beraberliklerimizin resmi olarak onaylanmasına ihtiyaç duymuyoruz.
Halil bu bayramda çok mutlu evlerinde kurban kesilmediği için.Bu benim için pek iyi sayılmaz ama Halil ve "gibiler" mutlu,toplumsal gelecek için hayırlı! olacaksa razı olurum.Halil'e göre canlılar birbirlerini yesinlermiş ama doğasına uygun bir şekilde yesinlermiş,heteroseksistçe değil.Heterokapitalist sistemin çıkarları için biz hayvanların,hayvancılık başlığı altında mal gibi alınıp-satılan ticari sektöre malzeme edilmesine,taa kutuplardaki fok balıklarının her yıl binlercesinin sırf derileri için canlı-canlı öldürülmelerine üzüldüğünü hatırlayınca işinin çok zor olduğunu anlıyorum.Maddi ve manevi duyguların kamusallaşıp yeterince tatmin edildiği günümüz dünyasında çok yazıkmış bunca hayvana,toplu şekilde kesildiği için.
Resime bakıp Halil'in beni çamaşır makinesine kapattığını sanmayın.Ben bir "İkizler" burcu kedisi olarak çok meraklıyım.Meraklarımlarım da sürekli değişiyor.Önceleri tuvalet deliğini çok merak ediyordum(Gerçi hala merak ediyorum da,bir gün sonum bu delik olmaz umarım),sonra çamaşır makinesini,şimdi de buz dolabını.Ne bileyim değişik geliyor işte içine yiyeceklerin koyulup,kapısının kapatılması.Umarım benden sakınmıyorlardır yiyecekleri.
Bu arada unutmadan,dün akşam evimize gelen misafirler adımı sordu.Halil de "Kara" ama nüfus cüzdanında Şerafetttin Kandok diyince çok mutlu oldum kötü bir isim olmasına rağmen.Kimliksizlikten iyidir en azından.Darısı tüm transseksüellerin başına!
Cinsiyet hanemi boş bıraktırmış.Biyolojik olarak erkek olsam da daha cinsel yönelimimi ve cinsiyet kimliğimi henüz bilmiyorum.Küçüğüm ya deneyimim olmadı daha.Hem hayvanlar arasında cinsel kategori şartı olmadığı için içlerinden geldiği gibi beraberlik yaşayabiliyorlar.
Cinsiyet hanemi boş bıraktırmış.Biyolojik olarak erkek olsam da daha cinsel yönelimimi ve cinsiyet kimliğimi henüz bilmiyorum.Küçüğüm ya deneyimim olmadı daha.Hem hayvanlar arasında cinsel kategori şartı olmadığı için içlerinden geldiği gibi beraberlik yaşayabiliyorlar.
İlave olarak son aldığımız haberlere göre kesilmek istemeyen büyük baş hayvanlardan sadece bir tanesi kesilmekten kurtulabilmiş ormana kaçıp izini kaybettirerek.Yurt dışından ithal edilen kurbanlık angusların kesilmemek için direncini canavarca bulmuş kurban sahipleri.Bir de korkudan,can derdinden ellerinden kaçınca hayvanların sakinleşmelerini dilemişler.Kendilerini biz hayvanların yerine bir koyabilselerdi bu kadar çelişkili olmazlardı hem bizi yemek için kesmek,hem sakin olmamızı dilemek,direnince de bizden nefret etmek konusunda.Canavar kim acaba;Kurban mı,kurban edilen mi?
Kara Kedi Şerafettin Kandok
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder