4 Kasım 2010 Perşembe

Alimallah Hepsi Küpeli Olur!

Eşcinseller kendi cinslerini sevemiyor heteroseksist dünyada sapıklık,hastalık bahanesiyle.Sevgiyi bile kendi kalıplarına-çıkarlarına uyarlamış heteroseksist dünya.Dayanakları mı;Heteroseksizmin kendisi!

Manisa'da bir çevreci bir öğretmen,öğrencilerin talebi üzerine demokrasi adına cesaret örneği olmaya çalışırken,ailelerin kötü örnek oluyor bahanesiyle başka bir okula sürgüne gönderilmiş.Ki bu öğretmen ilköğretim okulunun bahçesini ağaçlandırabilmek için zamanında arabasını satmış,pil toplayarak okulunu birinci yapmış ama kulağındaki küpe yüzünden vali ödülü vermekten vazgeçmiş.Okul müdürü tarafından sürekli uyarılmış küpesini çıkarması için kanunen yasak olmamasına rağmen ve her maaşında kesinti olmuş bu yüzden.Sürgüne gönderildiği köyün muhtarı da haber salmış "Köyce karar verdik,küpeli öğretmen gelmesin;gelirse onun için iyi olmayacak." diye.Öğretmen Milli Eğitim'e dilekçe yazmış onları can güvenliğinin sorumluları göstererek.

Sürgüne gönderen öğretmenin canını düşünse sürgüne göndermez.Sanki sürgüne gönderdiği yer köy değil de,Amsterdam.Sanki eğitim-öğretim beyinle değil de kulak memesiyle veriliyor.Küpe o kadar kötü bir şeyse kadın öğretmenler de takmasın,hepten yasak olsun.Eğer diğer öğretmenler de kulak memeleriyle eğitim hizmeti vermiyorlarsa,kadın öğretmenler küpelerini çıkartarak,erkek öğretmenler de küpe takarak protesto etsin.Etmezler,çünkü onlarda heteroseksizmin gönüllü askerleri veya çıkar kaygıları var.Şu çıkar dedikleri insan olmaktan çok mu önemli bir şey.Bir kişi kimseye hiç zararı olmayan kişisel özgürlüğü için ekmeğinden oluyorsa,aynı meslekteki diğerlerinin boğazından nasıl lokma geçecek acaba.

Senin ki kişisel özgürlük olacak ama ötekisinin ki kötü örnek olacak.Senin ki geleneksel,ahlaksal,toplumsal,normal olacak ama ötekilerin ki ekmeğinden edilecek kadar kötü-zararlı olacak.Bu ahlak mı,insanlık mı,bu demokrasi mi oluyor şimdi.Özgürlük kişinin çıkarlarına uygun sadece kendisine olan mıdır.Sen başkasından rahatsız olacaksın,başkasının senden rahatsız olmaya hakkı yoktur,olmaz değil mi.Çünkü sen ne yaparsan hetero-kapitalist efendin için yapıyorsun.Onun için ne yaparsan mübah,vicdanın rahat,cebin de delik olmaz değil mi.Kısa vadede de olsa kendini kurtarmanın yolu sisteme yamanmak değil mi.

Heteroseksist toplumlarda toplumsal olmak kişisel özgürlük oluyor,kişinin kendisi olması ise sürgün sebebi.
Düşünsenize Cuma öğretmen gibi öğretmenlerin çok olduğunu,öğrencilere bireysel olabilme cesareti aşıladıklarını,ahlaklı olmak için çoğunluğun bir parçası olmak gerekmediğini öğrendiklerini,birbirine benzemediklerini,heteroseksizmin kölesi olmadıklarını,baskıcı geleneksel yapıyı tınlamadıklarını,hayatı başkaları için değil kendileri için kendileri gibi yaşadıklarını...

O zaman kime nutuk atacak heteroseksizm değil miO zaman hetero-kapitalist sistem olmayacak işte.
Kişinin kendisi olması için baş kaldırması ahlaksızlık,utanılması gereken bir durummuş gibi mahalle baskısına,hatta kununen yasal olmadığı halde yasalmış gibi yaptırımlara sebep oluyor,ama haksızlığı,baskıyı yapanlar utanmıyorlar ve de vicdanları çok rahat.Çünkü böyle görmüşler,çıkarlarına böyle uygun.Ağaç yaşken eğilmiş,yeni fidanlar da aynı şekilde eğilmek-eğitilmek zorunda.Yoksa başı dik olursa haylaz olur,kendisi olur,özgür olur ve söz dinlemez,alimallah hepsi küpeli olur!

İktidarlar toplumun yansımasıdır ve onlar da çoğunluktan cesaret alıp onları memnun etmeye çalışırlar yanlış da olsa.Çünkü bilgi toplumu olamamış coğrafyalarda en doğrusu toplumdan dışlanmamaktır.Bilimsel doğru kovulmak için en geçerli sebeptir.Ya onlar gibi olacaksın,ya da gideceksin.Heteroseksist olmazsan,yani erkek erkek gibi,kadın kadın gibi olmadığı sürece gitmek zorundasındır.Diretirsen önce kendinden sürgün olursun,sonra yaşadığın topraklardan,hatta hayattan.

Erkek dediğin toplum içine çıkabilmesi için pantolon giyer,bıyık bırakır,evlenip çoluğa-çocuğa karışır.Kadınsa küpe takar,etek giyer,istemese de evlenip çocuk yapmak zorundadır gerekirse mesleğini bırakarak,kariyerini riske ederek.

Heteroseksizme kişisel hak ve özgürlüklerin için referans sunmaya çalışırsan bu seni yok saymak için kaçırılmaz bir fırsattır onun için.Ne yapıyorsan kendin istediğin için yaptığını söylemekten kaçınmayacaksın.Bir şey yapıyorsan tam yapacaksın.Sen kaçamak davranırsan,o senin korktuğunu ve pes edeceğini anlar,pes ettirmek için cesaret olarak kabul eder bu sözde referanslarını.

Feminen sayılabilecek saç uzatma,küpe takma veya renkli giyinmeye karşı erkeklerin eleştirilmesine hep bir geçmişten veya günümüzden ünlü kişi dayanak olarak gösterilir.Peki küpe takan Yavuz Selim veya diğer tanınmış kişiler olmasaydı,kişisel özgürlüklerinizden vaz geçip,düşünmeyecek miydiniz farklı olmayı,içinizden geldiği gibi davranmayı.Cesaret kaynağımız kendimiz olmayıp hep başkaları mı olmak zorunda.Bir kere de dayanaksız "ben istedim,istediğim için yapıyorum" dense ne çıkar Yavuz Selim veya diğerleri toplumsal cinsiyete aykırılığı haklı çıkarmadığına,çıkarmayacağına göre.

"Öğretmenimiz" küpe takmayı seviyormuş ama heteroseksist toplumlarda sevgini gerçekleştiremezsin egemen yapıya tersse.Eşcinseller kendi cinslerini sevemiyor heteroseksist dünyada sapıklık,hastalık bahanesiyle.Sevgiyi bile kendi kalıplarına-çıkarlarına uyarlamış heteroseksist dünya.Dayanakları mı;Heteroseksizmin kendisi!

"Öğretmenimiz" sonunda pes ediyor ve ders anında küpesini çıkarmak,teneffüslerde takabilmek koşuluyla bir hafta aradan sonra okuluna dönüyor.Devlet memuru olduğu için bu konuda yorum yapamayacağını söylüyor.Bazı meslektaşları,öğrenciler ve aileleri de “Biz küpeye değil, verdiğiniz eğitime, çocuklarımıza karşı ilginize ve onlara öğrettiklerinize bakarız” diyerek "öğretmenimize" destek vermişler.Manisa Milli Eğitim Müdürü Aziz Ersoy ise “Öğretmenimizin iyi niyetine inanıyoruz. Derste küpe takması durumunda tayin kararını işletmek zorunda kalacağız” diyerek bir anlamda tehdit etmeye devam ediyor özgürlüğü heteroseksizmin sözcüsü olarak.

Olan gene bireye oluyor,özgürlük,demokrasi ve mücadelesi lafta kalıyor.Değneklerimizi sallıyoruz,öfkeleniyoruz,bağırıyor-çağırıyoruz ama kulağı-kuyruğu kısıp aynı şekilde yaşama-ma-ya devam ediyoruz.Bir anlamda birikmiş gazımızı çıkartıyoruz yatışmak amacıyla.Yaratmadığımız sürece başka seçenek de bırakılmıyor.Ya aç kalacaksın,ya da heteroseksizme itaat edeceksin.İki,iki daha eşittir heteroseksizm!
18. Milli Eğitim Şûrası’nın komisyon çalışmalarında genel kurula sunulacak kararlara göre,Komisyon üyeleri şu önerilerine bakarsak öğretmenin derslere küpeli girmesi tabi ki çok fazla sayılır.
Öğrencilere aktarılacak değerlerin temeli Allah inancı olmalıymış,Milli ve dini bayramların yer aldığı önemli günler listesine aşure günü de eklenmeliymiş,değerler eğitimi İslami terminoloji ile anlatılmalıymış,üniversitelerdeki mezuniyetler ile bahar şenlikleri milli ve manevi değerlere uygun olarak yapılmalıymış.

Komisyon üyeleri farklılıklara saygı gösterilmesi ve demokratik yaklaşım çerçevesinde cinsel tercihlere saygı gösterilmesi gerektiği vurgulamış ama küpeye bile müsamaha gösterilmezken,cinsel tercihlere nasıl saygı gösterilecek anlayamadım.Tercih derken karşı cinse yönelimden,yani heteroseksüellikten mi bahsediyorlar diyeceğim ama farklılıklar çerçevesinde dediklerine göre eşcinsellikten bahsediyorlardır herhalde.Umarım çark etmezler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder