
Muhafazakar darbecilerin darbesine eşcinseller her gün şiddetli bir şekilde maruz kalıyor ve hiç kimse gıkını çıkarmıyor.Anayasada değişiklik yapılacaksa eşcinseller başta olmak üzere toplumun,yaşamın tüm birimlerini kapsamalı.Kim itiraz edecek heterokapitalist iktidardan başka geniş kapsamlı-tam teşekküllü bir anayasaya?
Kedimiz,karakedimiz,"Karam" bize geleli bir ayı geçti.Hayatımda birlikte yaşadığım kedilerden,kediliğini göstererek sabrımın sınırlarını zorlayan ilk kedimiz oldu Kara'm yaramazlığıyla.Çünkü ilk defa ellerimin-kollarımın çizikler içinde kalmasına katlanıyordum ona olan sevgim yüzünden.Egoma yenik düştüğüm anlar oluyordu öfkelenerek ve kedim bana adeta ders veriyordu vicdanımı rahatsız ederek bana karşı güçsüzlüğüyle.Gücün ister maddesel,ister fiziksel insanın egosuna yenik düşmesine sebep olduğunu öğretiyordu.Ben öğreniyordum ama kedim sayesinde.
İşte bu dünyayı kendi ekseninde döndüren heterokapitalist insan tüm ötekileştirdiği hayvandan eşcinsele,dil-din-ırk farklılıklarından cinsiyet-renk-kültür farklılıklarına kadar hayatı daha yaşanılır kılabilecek unsurları gelişebilirlik adına fırsat olarak değerlendirse,kin,nefret,öfke,şiddet,savaş yerine aşk,sevgi,seks ve sanat yer alabilirdi.
Öğrenmenin yaşı yoktur ve herkesten bir şeyler kapabilir insan yaşamda faydalı olarak kullanılabilecek.Öğrenmek de sadece bilgi değil,o bilgiyi yaşama adapte edebilme sanatıdır.Ama önce öğrenme heyecanını kazanmalıyız.Bugün öğrenme adına ne yaptım,ardından da ne öğrendim diye sormalıyız kendimize.Öğrenmek dışında yapılan rutin faliyetler metabolik olduğu için faydalı olsada,üzerine zihinsel bir şey koyulmadığı sürece faydasının azalıp yok olacağına,hatta zararlı bir ortam yaratacağına inanıyorum.
Ama önce bilgi gerekiyor bilgi toplumu olabilmek için.Hayatın her döneminde okumaya-öğrenmeye başlayabiliriz.Zaman zaten değerlendirsen de geçiyor değerlendirmesen de.Eğlence kültürünün sosyal yaşam olarak adlandırıldığı bir dönemde bunun,içini bilgi ve sanatla doldurursak gelecek kuşaklara aktarabileceğimiz sağlam bir kültürümüz olur onları aydınlatabilecek.
Batı toplumlarının ekonomik ve sosyal yıkımların altından başarıyla kalkmalarının sebebi bu Rönesans-Aydınlanma dönemini yaşamış olmalarından değil mi?Bilgi sayesinde egolarına yenilmeden yabancılara karşı daha özgüvenli ve empatik yaklaşmıyorlar mı?Binbir milletin birarada daha huzurlu yaşamasının sebebi korkularıyla yüzleşip ötekileştirmek yerine onları anlama çabaları değil mi?
Biz ne yapıyoruz;Tüm farklılıkları düşman ilan edip ya onları tek tipleştirmeye çalışıyoruz ya da yok sayıyoruz.Duyarsız kalıyoruz onlara karşı.İnsanlığımızı unutuyoruz.
Tüm canlıların insanlığa hizmet etmek için var olduğundan öte,kendi kültürümüzün-yaşam biçimimizin doğruluğundan yüzde yüz emin olup,herkesi-doğada olan her şeyi buna zorluyoruz.İnsan olmak dünyanın üzerinde herkesin,her şeyin eşit yaşama hakkı olduğunu öğrenmekle başlar.
Referandumda halk ne için oylama yapıldığını bilmediği gibi,bunu parti savaşına dönüştürüp içselleştirdiği kültürüne yakın olanı desteklerse onlara "Kendin ettin,kendin buldun" bile diyemeyiz.Boykota karşı bile cami imamı hoparlörden "Oy vermezseniz büyük cezalar söz konusu" diye dayatmada bulunuyorsa,yapılabilecek tek şey öğrenmek ve bilinçlenmek ama başbakan en az üç çocuk derse,eğitim yetişmezse tabiki doğruyu-yanlışı ayırt edemeyecek,kolayca yönlendirilebilecek bir toplum oluşur.İstenen de bu değil mi?"Neden referandumda "Batı" illeri baskıya rağmen çıkarlarını gözardı edip "Hayır" dedi;Doğu'ya gidildikçe bilgi birikimi azalmıyormu,nüfus yoğunluğu artmıyor mu,insanlar sadece karnını doyurmak için mücadele vermiyor mu?E tabi ki oradaki insanları her şeye rağmen vaadlerle ikna etmek daha kolaydır.
12 Eylül"ü bilmeyen ve gündelik darbeyi her gün içselleştirenler kalkıp bir de "Darbeciler"in yargılanması için oy vermeye kalkıyorlar.30 yıldır aklınız nerdeydi?12 Eylül mağdurları bile bu yasanın saçmalık olduğunu savunurken,12 Eylül'ü sözde aydın geçinenlerden öğrenenler yeni anayasa paketiyle mağdurlara ne verileceğini sanıyorlar?
Muhafazakar darbecilerin darbesine eşcinseller her gün şiddetli bir şekilde maruz kalıyor ve hiç kimse gıkını çıkarmıyor.Anayasada değişiklik yapılacaksa eşcinseller başta olmak üzere(Çünkü eşcinselliğin kabul edilmediği bir demokrasi,demokrasi sayılmaz.Çünkü eşcinsellik heteroseksizmin en karşıtı bir cinsel yönelim ve en karşıtını kabul ederek gerçek bir demokrasi olur)toplumun,yaşamın tüm birimlerini kapsamalı.Kim itiraz edecek heterokapitalist iktidardan başka geniş kapsamlı-tam teşekküllü bir anayasaya?Siz hiç eşcinsellere eşit yaşam haklarının verilmesine itiraz edebilecek bir eşcinsel olabileceğine inanıyor musunuz?Ancak kendisiyle barışamamış homofobik eşcinseller belki karşı çıkabilir.
Boykotçular hariç demokrasi adına yarı yarıya "Hayır" çıkıyorsa bir referandumda,durup düşünmek gerek "Neden" diye.Herhalde insan durduk yerde demokrasiye itiraz etmez değil mi?Şüphelerimiz var.Şüphe için yaşamsal referanslarımız var.Şüphe etmeyenlerin çıkarsal veya yaşamsal kaygıları-korkuları mı var yoksa?Eşcinseller sırf cinsel yönelimlerinden dolayı bu topraklarda korunmuyor ve adil yargılanmıyorlar.
O yüzden iktidarlar kişisel ideolojilerini empoze etme sisteminden vazgeçip,bilgi toplumu oluşturmak için çaba sarf etmeli.Nüfusumuzu azaltalım,herkese bilgi yetiştirelim,sanatla egolarımızı törpüleyelim.Gerisi kendiliğinden gelecektir demokrasiden,ekonomiye.
Önce ekonomi diyenler çenelerini kapasın.Eşit gelir dağılımını sağlayacak bilgi birikimi olmazsa,kendini kısa vadeli eşit olmayacak bir şekilde,halkın sırtından geleceğini garanti altına aldığını sananlar,bu eşitizliğin yarattığı gelir uçurumu ve dolayısıyla açlığın eninde-sonunda kendine dokunacağını bile akıl edemeyecekleri için ekonomiyi faydalı bir şekilde uygulayamazlar.Sürdürebildikçe sürdürürler bu sömürüyü bencilce.Sonra da güçlerini koruyabilmek için heterokapitalist sistemin ahlak,gelenek,töre gibi baskı unsurlarıyla işi cinsiyet ve cinsel yönelim ayrımcılığına kadar vardıracaklardır tabii.Önce bilgi lazım bu topluma,"Öğrenmek" lazım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder