Meclis Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'nun kadına yönelik şiddet ile ilgili rapor hazırlarken,İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ayhan Gökmerdan,Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine taraf olduğunu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını hatırlatıp eşcinsel birliktelikleri de Aile Koruma Kanunu kapsamına alması gerektiğini,eşcinsel birlikteliklerde taraflardan birinin şiddet görmesi halinde eve yaklaşmama, sığınma evine gitme olanaklarından yararlanmasını önermiş.Öneri komisyonda ele alınmış;destek verenler olduğu gibi karşı çıkanların olması kaçınılmaz tabii.
Raporun öneriler bölümünde konuya yer verilmemesini Alt Komisyon Başkanı Mustafa Hamarat,"Eşcinsel ilişkiler ile ilgili ciddi bir talep gelmedi. Bu nedenle işgüzarlık yapıp çalışma kapsamımıza almadım. Biz sorunun çözümünü sağlayacak öneriler üzerinde yoğunlaştık,uçuk kaçık şeylerle uğraşmadık"şeklinde açıklamış.
Bu ne demek oluyor;eşcinsellik bir anormalliktir!Komisyon Başkanı uçuk-kaçık şeyler olarak gördüğü eşcinsellikle uğraşmayı zaman kaybı olarak görüyor galiba.Çünkü işgüzarlık yapıp çalışma kapsamına almadığını söylerken eşcinselliği kişisel bakış açısıyla yorumlayıp,önem vermediğini de resmen itiraf ediyor.Bahanesi de eşcinsel ilişkilerle ilgili ciddi bir talep gelmemesiymiş.
Heteroseksist bir kültürde eşcinsellerin görünür olabilmesinin ve heteroseksüel vatandaşların faydalandığı haklardan faydalanabilmesi için eşcinselleri cesaretlendirici ayrıcalıkların olmasının söz konusu olmadığı gibi daha bir çok engelin yaratıldığını bile-bile eşcinsel ilişkiler ile ilgili ciddi talep gelmediğinin söylenmesi,eşcinselliğin hiç ciddiye alınmadığının göstergesidir."Sen" talep getirecek kadar ciddiye alınacak çoğunluğun oluşmasını engellemek için elinden geleni yap,sonra da "Ciddi!" bir talep bekle.
Hem ciddiyetin çoğunlukla ne alakası var.Yasaların önünde azınlıkların,çoğunluğun haklarından faydalanamaz diye bir engel mi var?Bir tane eşcinsel beraberlik dahi olsa,"Siz sayı olarak yeterli değilsiniz" diye şiddete maruz kalmış bir eşcinseli görmezlikten mi geleceksiniz?Güvenlik için illaki çoğunluk mu oluşturmak gerekiyor?
Ne yazık ki ne yasalar farklı cinsel yönelimi olanlanları koruyor,ne de yasa uygulayıcılar ayrımcılıklara karşı insiyatiflerini kullanıyorlar.Yasalar korusa zaten eşcinsel birlikteliklerin de Aile Koruma Kapsamına alınması istenmez bile.Çünkü eşcinsel birliktelikler aile kavramına girmediği için bu toplumda,karı-koca kavgası gibi eşcinsel birliktelikler arasındaki şiddet görmezlikten gelinmeyip,bireysel olarak güvenliği ve hakları sağlanabilir.Ama eşcinselliğin yok sayılması için ne bireysel olarak,ne de ailesel olarak eşcinsellerin korunma meselesi ciddiye alınmayıp,işgüzarların elinde uçuk kaçık şeyler oluyor işte.Zaten eşcinselliğin Aile Koruma Kanunu kapsamına alınması da eşcinsel birlikteliğin tanınması anlamına gelir.Böyle bir hata yapmak büyük cesaret ister.Milliyetçi Milletvekili de zaten "Yanlış anlaşılma söz konusu olabilir. Aile tanımı bellidir. Bu konulara girmeyelim." demiş.
E şimdi ben ne diyeyim şimdi görünür olup çoğunluk oluşturmayan eşcinsellere.Siz böyle "Burası Türkiye" diyip,sıra size gelinceye kadar günü kurtararak yaşamaya çalışırsanız,işgüzarların düşüncelerini besleyip,onları haklı çıkarırsınız ve uçuk-kaçık şeyler diye de ciddiye alınmazsınız.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder