3 Ekim 2017 Salı

Eşcinselliğin sosyolojik evrimi ve doğasına dönme süreci ne zaman ve nasıl tamamlanır?


Ben kendimi tamamlanmış veya aslını koruyabilmiş bir eşcinsel olarak görüyorum. Çünkü eşcinselliği-mi öğrendim, kendimi çok kolay tanıdım ve kendimi kabul ettim, her şeyimi sevdim ve her şeyimle, her halimle barıştım. "Biz de kendimizle barıştık" diyebilirsiniz; peki onun için mi hala kendinizi doğru ifade edemiyorsunuz, homofobiye bile perspektif bakamayıp toplumsal cinsiyeti, heteroseksizmi, homofobiyi, öteki olmayı, vesiareyi pekiştirecek şekilde davranıyor, yaşıyor ve söylemde bulunuyorsunuz? Her gün eşcinsellik konusundaki bilinçsizlik ve cehaletle karşılaşıyorum. Daha eşcinselliğin/karşıcinselliğin ne demek olduğunu bile bilmiyor insanlar. Eşcinsel olanlar ise kendilerine dayatılan şekilde bir eşcinselliği içselleştirmiş ve benimsemiş durumdalar; onlar da daha eşcinselliğin ne olduğunu bilmedikleri, kendilerini tanımadıkları için. Şu anda eşinselliğin kategorileşmesinin mantıksal hiçbir dayanağı yok; tamamen heteroseksizmin eşcinsellere dayattığı ve eşcinsellerin kabul ettiği ve savunur hale geldiği bir nokta. Eşcinseller kategorik değişimlerinin toplumsal değil doğal olduğuna inanıyorlar, çevrelerini de buna inandırmaya çalışarak kendi kuyularını kazıyorlar. Bakınız, eşcinsellik hemcinsiden hoşlanmaktır ve doğada böyle bir gerçek vardır. BENİM HEMCİNSİMDEN HOŞLANMAM, KENDİMİ BİR CİNSİYET KATEGORİSİNE SOKMAMI GEREKTİRMEZ. ÇÜNKÜ BEN BİLİRİM Kİ, EŞCİNSELLİĞİN DOĞADA TAMAMLAYICISI EŞCİNSELLİKTİR. KAFALARIMZI HETEROSEKSİZMİN BİZE DAYATTIĞI TOPLUMSAL CİNSİYET FORMÜLÜNDEN UZAK TUTMALIYIZ. Şu anda varedilen LGBTİ+ kavramı, toplumsal cinsiyetin bir yansımasıdır. Bakınız bir insan doğar ve, ya kendi cinsini sever veya karşı cinsi. BEN SEVMEK İÇİN ŞU BİÇİMDE OLMALIYIM DÜŞÜNCESİ HETEROSEKSİST BİR İÇSELLEŞMEDİR; DOĞAYLA ALAKASI YOKTUR. Trans kadınların giymek için can attığı külotlu çorap, tüylerinden veya bazı uzuvlarından nefret etmesi veya ruj, oje, etek, vesairenin doğayla ne alakası olabilir Tanrı aşkına? Dediklerimi kendilerini trans erkek diye tanımlayan bedeniyle barışamamış lezbiyenlere de uyarlayabiliriz.

Mesela her halinde eşcinsel olduğu belli olan "zırıl" biri, bana transseksüelliği anlatıyor, eğer karısını tatmin edebiliyorsa eşcinselliğin gizli bir şekilde yaşanmasının "dürüst olmamak" olmadığını savunuyor. Ben anlatamıyorum 60 yaşından sonraki cinsel kimliğiyle barışamamış bir kişiye gerçekleri. Kabul etmez ki bazı şeyleri o yaştan sonra daha samimi bir yola giremeyeceği için.

Aslında eşcinselliği içinde yaşanılan toplumsal süreçten kurtarmamız, cımbızla çekip farklı bir şekilde anlatmamız o kadar kolay bir şey değil. Toplum genel anlamda sosyolojik evrimini tamamlarsa, ancak o zaman farklılıkların doğallığını idrak edebilir farklılıklar kendileri de dahil herkes. Yani farklı kesimleri, toplumun genelinden farklı düşündürmek o kadar kolay değil. Çünkü egemen güçleri karşısına alabilecek bir kapasite olsa bir insanda, kendini tanıma ve savunma bilinci ve özgüvenine de sahip olur o kişi-o farklılık. Toplum sosyolojik evrimini tamamlayana kadar, eşcinseller gibi farklı kesimler de egemen kesimin kendileri için formüle ettiği yaşama mahkum gibi bir şey. Batı'nın genel gelişiminden bağımsız düşünebilir miyiz eşcinsel hakları ilerlemesini? Aslına farklılığından dolayı ötekileştirilen farklılıklar, kendilerini özümseyerek bu sosyolojik evrimsel süreci hızlandırmaya katkı sağlayabilir.

Bana göre eşcinsellik sadece bir cinsel yönelimdir. Onun dışında heteroseksüellerden farkı olmayan insanlardır eşcinseller. Niye ben farklı bir uygulama isteyeyim eşcinselim diye; kendi ellerimle daha da ötekileştirilmek için mi? Cinsel yönelimimi hayatın diğer birimlerine bulaştırmayarak hayata daha kolay karışmamın ve kendimi açık bir eşcinsel olarak kabul ettirmemin bile, homofobik dünyanın eşcinselliği tanımlamasının, eşcinseller diye işaret etmesinin önüne geçmiyorsa, burada heteroseksistçe bir tuzak var demektir. Daha önceki yazılarımda da değinmiştim ama bir kez daha söyleyeyim... Kendimi eşcinsel olarak tanımlıyorsam, bu kendimi-doğamı-kendi cinsimi sevdiğimi, karşı cinsi sevemeyeceğimi anlatmak içindi; farklıyım, beni kategorize edin demek için değildi. Ben insanım herkes kadar; sadece sevgim hemcinsime. Bir heteroseksüel kendini heteroseksüelim diye tanımlama ihtiyacı hissetmiyorsa, ben de o seviyeye gelmek istiyorum. Ve o yüzden ben eşcinselim deme ihtiyacı duymamalıyım! Ben Halil Kandok'um ve cinselliğimle varolma seviyesine düşmedim daha. Demek istediğim, yani "eşcinselim deme ihtiyacı duymamalıyım"ın, gizli eşcinsellikle alakasının olmadığını da hatırlatayım anlamak istemeyene.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder