Her müzisyen İzel ile çalışma şerefine nail olmalı!
İzel'i bana soracak olursanız... Herkes gibi ben de İzel-Çelik-Ercan üçlüsü olarak tanıdım. Bir de sanatçılarla ilgili bir şeyler yazılırken, onların problemelrini ve aşk hayatlarını dile getirmek bana çok lüzumsuzca geliyor. Şimdi bir sanatçının cilt problemiyle veya yaşadığı aşklarla müziğin ne alakası var? İzel'in cilt problemi olmasaydı daha iyi mi şarkı söyleyecekti? Belki de müzikal anlamda bu kadar verimli olamayacaktı. Çünkü sanatçıların isyanlarının, çığlıklarının arkasında yaşadığı sıkıntılar olabilir. Bırakalım onların yaralarını deşmeyi de, yaptıkları eserlerle duygularımızı tatmin etmenin keyfini sürelim. Sanatsız, müziksiz acılarımızı ne kadar tam anlamıyla yaşayabiliriz. Bir müzik parçası değil midir çorap söküğü gibi duygularımızın çözülüp gözyaşına dönüşmesini sağlayan? Sanatçılar, şarkılar olmasaydı ne yapardık söyler misiniz? Sanata ve sanatçıya saygı duymayı öğrenelim onları laf olsun diye eleştirmek yerine. İzel'i anlatmaya başladım ama gene savunuya geçtim hemen.
Evet, tüm şarkıları hit olan "Özledim" albümmüyle İzel-Çelik-Ercan olarak merhaba dedi müzik dünyasına İzel 1992 yılında. Ufuk da onlardandı. Sonra Çelik'in gruptan ayrılmasıyla İzel-Ercan olarak yoluna devam eden grup, gene hepsi hit olan şarkılardan oluşan "İşte Yeniden" adında bir albüm daha çıkardı.
'95 yılında artık tek başınaydı ve "Hasretim" dedi 90'lar sounduna uygun olarak," Ah yandım" diyerek yürekleri dağladı...
Bu arada İnstagram'da paylaştığı videolar tekrar gündeme taşıdı İzel'i. Yazı yazmama vesile olan da İzel'in tekrar gündeme gelmesi oldu. Oysa ben onu sürekli dinliyorum, sürekli dinliyorum... "Köle Gibi", "Kendime Yaşayacağım", "Kıyamadım" benim melankoli şarkılarımdır. Var mı böyle şarkılar Türk Popunda, yapılmış mıdır gibileri bile...? İzel yaa, seni ne kadar çok sevdiğimi bir bilsen... Ben popçu olarak bir Nükhet Duru'yu en çok severim, bir seni, bir de Yeşim Salkım'ı... Biz hiç tanışmadık ama sen hep aklıma gelirsin, rüyalarımda görüyorum desem inanmazsın belki. Sen melek misin ne?
'97 yılında "Kızımız Olacaktı" diyerek yaralarımıza tuz bastın ve bir slow şarkı belki ilk defa bu kadar dillerde marş oldu. Erkek egemen toplumda belki de herkes kız çocuğunun bile olmasını istemiştir bu şarkıyla...
'99 yılında sound olarak devrim yaptın Euro soundu ülkemize taşıyarak. Nasıl zımba gibi bir şarkıydı "Yok Yere", klibi ise MTV kalitesinde bir klipti ve daha iyisi çekilmiş midir tartışılır. Bu şekilde bir İzel'le herkes şoklardaydı.
2001 yılında çıkan "Bebek" albümünü o kadar çok sevdim ki, yedekli şekilde kaç tane aldığımı bilmiyorum. Albümle aynı ismi taşıyan şarkı marş oldu zaten orient tınılarıyla, "Geceler Kara"nın dans versiyonuna klip çektin ama ben orjinal halini çok sevmiştim. Senin en uluslarası şarkın hangisi biliyor musun; "Kıyamadım". Sting'in "Frigle"ı halt etmiş! Bu arada seni anlatırken, seninle konuşur buldum kendimi. Ben de '69 Haziran doğumluyum ve kendi jenarasyonumdan en sevdiğim sanatçıyla aynı yaşta olmak daha yakın yapıyor belki de... Biliyor musun bu albüm döneminde sen pop müziğimizde bir numaraydın ve Pop Kraliçe idin. Hala da tek Pop Kraliçe'miz sensin.
2003'te çıkan "Şak" albümün en çok sevdiğim iki şarkın olan" Köle Gibi" ve "Kendime Yaşayacağım" şarkılarını barındırıyor. Ama son sosyal medya paylaşımlarında demişsin ya,"Ben aşık olmadığım şarkı söylemem" diye... Evet senin her şarkın aşk kadar güzel, "üzüm" gibi değer kazanan yıllar geçtikçe...
2005 yılında çıkardığın albümünde "Git Burdan" derken seni üzenleri kovmak istedik bu dünyadan..! "Gülmek İçin Yaratılmış" klasiğini pırlanta haline getirdin yorumunla... Şarkı senin oldu sen söyledikten sonra... "Aşk Hakları"nın remix versiyonu beni havalara uçurmuştu. Gene güçlü ve yeni bir soundu... Binlerce defa dinlemişimdir sanırım şarkıyı...
2007 yılında çıkardığın "Işıklı Yol" albümü benim en heyecanla beklediğim albümündü. Çünkü sen benim için artık çok özeldin, en özeldin. Albüm çıkalı 10 yıl olmuş ve "Işıklı Yol" şarkısı hala tıklanıyor ve milyonlarca...
"Jazz Nağme" ile bu ülkede bir ilki gerçekleştirdin alaturkayı caz formunda yorumlayarak. Çok sevdik çok... O şarkıları senden önce dinliyor muyduk; ben hayır. "Akşam Güneşi", "Akşam Güneşi" olalı böyle yorumlanmamıştı, böyle sevilmemişti ve diğerleri...
En son 2012 yılında yaptın son albümünü. Bu süreçte bekledik elbet 1-2 albüm daha. Ama önceki yaptıkların sensiz bırakmadı bizi. Sen bundan sonra bir şey yapmasan bile hep Pop Kraliçe'mizsin... Ne istiyorum biliyor musun; hep mutlu ol, hiç üzülme. Çünkü sesini, yorumunu dinlemek beni yaşatıyor. Ben bir senin sesinle duygu yoğunluğu yaşayarak ağlıyorum bir de Gülden Karaböcek... Bu yazıyı gecenin üçünde yazdım. Çünkü bugün paylaştığın videolar sana olan sevgimi bir kez daha depreştirdi...
Sen herkesin yüreğinin, Türkiye'nin İzel'isin. Ben senin hakkında kötü söz söyleyen bir kimseyle karşılaşmadım hiç çünkü. Seni tahmin ettiğinden ve senden bile çok seviyoruz..! Selamlar, sevgiler...
Çelik'in bir TV programında dediği gibi, her müzisyen İzel ile çalışma şerefine nail olmalı! Bu arada Çelik ile düet yaptığı "Töre" şarkısı, film gibi, edebiyat gibi, şiir gibi, senfoni gibi bir şarkıdır...
BEST OF İZEL'İM!
Sen Benimdin
Sus Konuşma
Kızımız Olacaktı
Yok Yere
Kıyamadım
Töre
Köle Gibi
Kendime Yaşayacağım
Git Burdan
Aşk Hakları

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder