13 Eylül 2013 Cuma

Bu ülkede kaç kişi ilk yardım kurallarını biliyor?


Bugün okuduğum bir haber çok trajikomik ama ders niteliğinde de hayattan bir kesit. Adamın biri kaza yapıyor. Evinin balkonunda oturan yaşlı bir GURBETÇİ (Hep küçümseriz ya gurbetçileri gittikleri ülkeleri kültürlerini götürüp değişime kendilerini kapattıkları için. Oysa yaşadıkları ülkelerin disiplinini de almaktadırlar ister-istemez) kazayı görür-görmez olay yerine giderek ilk müdahaleyi yapıyor. Kalbi duran gence suni teneffüs ve kalp masajı yaparak onu hayata döndürüyor. Gözlerini açan kazazede karşısında ak sakalı yaşlı birisini görünce öldüğünü zannedip kelime-i şahadet getiriyor. "Hacı dede ben öldüm mü?" diyor. O da "Hayır ölmedin oğlum, yaşıyorsun" diyor. Doktorlar ilk yardımın tam zamanında ve yerinde yapıldığını söylüyor. Hacı amca Almanya'da çalışırken her işçinin kurallar gereği ilk yarımı bilmesi gerektiğini söylüyor.

Ben de soruyorum. Bu ülkede kaç kişi ilk yardım kurallarını biliyor. Veya böyle bir şeyi merak ediyor mu? Hayatta bazı hayati şeyler vardır belki de hiçbir zaman kullanmayacağımız ama bilinmesi, öğrenilmesi gereken. Zaten kullanma ihtiyacı da doğmasın. Kim yaralanmak, ölmek ister ki? Ama kaza geliyorum demez, her insanın başına gelebilir ve ne zaman ihtiyaç duyulacağı hiç belli olmaz.

Yalnız bu ilk yardım kuralları sadece öğretilmekle kalmamalı. Sürekli, medya gibi herkesin dikkatini çekeceği mecralarda gündemde tutulmalı. Mesela ben sıhhıye olarak askerlik yaptığım için ilk yardım kurallarını biliyorum-dum ama insan kullanmayınca bir çok kuralı unutuyor ve iş yapacağız derken çiş yapabiliriz. Flaş spotlarla iletişim organlarının gündeminde olmalı hayati uygulamalar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder