İkincisi herkes beyinlerini toplumsal cinsiyete ve rollerine o kadar şartlandırmıştır ki, şablonun dışına çıkılamaz. Hatta bazı eşcinseller bile bu yüzden kendilerine-eşcinselliklerine rağmen homofobik olabiliyorlar. Ve onlar da bazılarının eşcinselliklerine şaşırıp, o kişilerin eşcinselliklerini kabul etmek istemeyebiliyorlar.
Ve tabi ki eşcinselliğin tek tipe indirgenmesi de heteroseksist bir toplumu şaşırtıyor kalıplara uymayan eşcinsellik durumlarında. Çünkü eşcinsel dediğin feminen olur! Olabilir ama olmayabilir de. Çünkü her eşcinsel feminen veya yumuşak olacak diye bir kaide yok. Çevresel veya yapısal bir karakter meselesidir bu.
Eşcinselliğini açıklayan ünlü bir de yakışıklıysa, kadınların hayallerini süslemişse daha bir şaşırtıcı olabiliyor. Çünkü şekilci dünyada her şeyin en iyisi, en güzeli heteroseksüellere layık görülüyor. Bu durum sadece ünlü eşcinseller için geçerli değil, yakışıklı hiç kimseye eşcinsellik yakıştırılamıyor. Zaten kadınların şöyle bir hayıflanması da yok mudur zaman-zaman medyaya yansıyan: "Kimi beğeniyorsam eşcinsel çıkıyor." Eşcinseller kadın ruhundan iyi anlıyor ya, bir de yakışıklılarsa kadınlar için ideal erkek oluyorlar. Hayal kırıklıkları o yüzden. Ama eşcinselliğin özgürce ifade edilemediği toplumlarda eşcinsellerin heteroseksüellerle evlilikleri kaçınılmaz olduğu için, bu evlilikler mutlu veya mutsuz sürdürülebiliyor. Çünkü eşcinseller erkeklik görevini cinsel anlamda yerine getirebiliyor, zaten nazik ve kibar da oluyorlar. Daha ne istesin kadınlar değil mi! (Bazı eşcinseller bile heteroseksist oldukları için, kadının konumunu ilişkilerde bile heteroseksizme göre belirliyor. Kadınlara ne kadar verirsen, o kadarla yetinmelidirler mesela.)Tabi yakışıklı ve yumuşak erkek sevmek, maço sever kadınlar için geçerli değil.
Sürdürülebilir evlilikler belki biseksüellerle yapılanlar diyeceğim ama biseksüellikle alakası olmayan, hatta transseksüel konumundaki eşcinseller bile heteroseksüel evlilik gerçekleştirebiliyorlar. Ünlüler arasında eşcinselliğini gizleyip de heteroseksüel evlilik gerçekleştirenler olmuyor mu? Eşcinsellikle barışamamak sadece konumla alakalı değil ki.
Heteroseksüel görünümlü eşcinsellerin, evlilikle heteroseksüel olabilecekleri inancı sadece heteroseksüellerde değil, eşcinsellerde de mevcut. Onlarınki aslında kendilerinden kaçıştan başka bir şey değil.
Evlilik konusuna girerek konuyu saptırdığım düşünülebilir ama değil. Çünkü heteroseksist sistem, heteroseksistçe her şeyin daha normal olacağına öyle şartlandırmış ki bireylerini , herkes de böyle daha kolay ve çıkarına daha uygun olacağını düşünüyor. Eşcinseli de aynı kafadan, heteroseksüeli de. Politik olma kelimesi, heteroseksist toplumlarda işte bu yüzden hak için savunu değil de, çıkarına uygun şekilde davranma anlamını taşıyor. Siyaset dünyasında da politika bu şekilde yapılıyor. Yani sisteme ve çıkara uygun şekilde.
Belki de kişiler eşcinselliğini açıklayınca şaşırılmıyor da, şaşırma numarası yapılıyor olabilir. Çünkü samimiyet de doğal olmaktan çıkmıştır. Davranışlar bile heteroseksist sisteme göre normal veya anormaldir. Eşcinselliğini açıklayan birine şaşırmazsan tuhaf karşılanabilirsin, daha da önemlisi dışlanabilirsin. Ötekisini ötelemektir normal olan! Alimallah damgalanıverirsin.
Medya niye şaşırtıcı başlıklar atar eşcinselliğini açıklayanların haberlerine? Çünkü medya da heteroseksisttir.
Özellikle görsel ve işitsel sanatlarda eşcinsel ünlülerin eşcinsellikleri saklanır da saklanır. Çünkü çıkar çarkı her kesim için heteroseksistçe dönmektedir. Hatta inanılmak istenmez ünlülerin eşcinselliğine. Sadece her ünlüye yakıştırılan bir dedikodudur bu. Hayal dünyasında hayallerin yıkılmasını kimse istemez çünkü.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder