21 Temmuz 2013 Pazar

"Seni unutursak kalbimiz kurusun Ali İsmail!"


Ali İsmail'in yakınlarının anlattıklarını okuyunca, Ali İsmail'le beraber onların da yüreklerinin bu dünyadan gittiğini hissetmemek mümkün değil. 1 yaşındaki köpeği bile onun ölümünden sonra tüy dökmüş üzüntüsünden.

İlk abisiyle konuşmuş Gezi olaylarında dövüldükten sonra. "Dişim sallanıyor biraz abi" demiş. Hastaneye gitmiş, doktorlar acillik bir durumunuz yok, karakoldan adli evraklar getirmeden tedavi edemeyiz demişler. Yorgunlukla eve gidip uyumuş. Ertesi gün kalktığında dili dönmüyormuş. Tekrar hastaneye gitmiş, karakoldan evraklar olmadan ilgilenmemiş hastanedekiler gene. Karakola gidip ifade vermiş ama o anda beyin kanaması geçirdiğinin kimse farkında değil, ne olduğu da kimsenin umrunda değil zaten. İşte ülkemizdeki sağlık ve güvenlik sistemi böyle bir şey. Sonunda bir arkadaşları aracılığıyla devlet hastanesine gidebilmiş ve beyin kanaması teşhisi konmuş. 38 gün sonraysa malum durum. Vicdanlı bir ülkede yaşasaydık, Ali İsmail yaşıyor olacaktı büyük ihtimal.

En yakın arkadaşının anlattığına göre Ali İsmail, faydacı, engelliler için kapak toplayan, yaşlılarla konuşan, kitap okuyan, fotoğraf çekmeyi seven, film ve müzik hastası, sanki başka dünyaları arar gibi doğal kamplara gitmeyi seven biriymiş. O kadar vefalıymış ki, lisedeyken servis şoförleri kaza yapınca, o hastaneden çıkıncaya kadar bir yıl boyunca servise binmeyip dolmuşla gitmiş okula.

Annesi, “Benim hiçbir şey söylememe gerek yok. Siz resimlerine bakın, onlar anlatır Ali İsmail’i” diyor. Ali İsmail de, "Adım: Ali İsmail, Vatanım: Dünya, Irkım: İnsanlık, Dinim: İyilik yapmak…" diye tanımlıyor Facebook sayfasında kendisini. Babası evin önüne gelen yılanı vurduğu için, "Sana ne yaptı da vurdun" diye deliren bir çocukmuş Ali İsmail. Hala Eskişehir'de okuyor diye düşünüyor ve dönecek diye bekliyor annesi.

Ali İsmail çocukken kalp ameliyatı geçirmiş ve bir gün bayıldığında öldü zannetmişler. "Buraya kadar getirdik. Çakallara, zalimlere kurban gitti." diyor babası.

“Seni unutursak kalbimiz kurusun çocuk…” demiş Ekşi Sözlük'te birisi. Arkasında bıraktıklarının duygularını bundan daha güzel özetleyen bir söz olabilir mi?

"Ali"yi sevmek, bütün Ali'leri sevmekle mümkün olabilir bence!




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder