18 Temmuz 2013 Perşembe

Ali İsmail


Gezi olaylarında öldürülen Ali İsmail için bir parantez açmak istiyorum. Çünkü onunla ilgili okuduğum her haberde çok duygusallaşıyorum. Tamam hassas bir kişiliğim var ama bu olayın içimde dert olması, kanayan bir yara olması için sebepler var. En başta kişiliği hakkında yazılanlarla ilgili Ali İsmail'in yüreği. "Köpeğini öpüp de gitti" diyor annesi. Hayvan seven bir yürek, yüreklerin en güzelidir benim için. Çünkü hayvanlar öteki sınıfında bile değil insanların gözünde. İnsanlar, onları hizmetlerine sunulmuş bir mal gibi görürler. Eğer bir yürek öteki bile sayılmayan hayvanları seviyorsa, o insanı sevmemek için, o insanın sevgi insanı olduğunu görmemek için, insanın hamurunun kötülükle karılması gerekir. Ali İsmail dövülürken "Vurmayın, öldüm" demiş. Vurmayın öldüm demek ne demektir anlayabilir misiniz? Buna rağmen onu dövenler, "İyi stres attık" demişler. O yüzden ben anlayamıyorum hangi dünyada, nasıl insanlarla yaşadığımızı. Sadece Ali İsmail'i öldürenlere değil, bütün bu olaylara sebep olanlara, sessiz kalanlara, sanki eylem yapanların başlarına gelenlere seviniyormuş gibi tavır takınanlara, olayların üstünü kapatmaya çalışanlara, vesaire herkese kızgınım. Nasıl vicdanları olan insanlar arasında yaşıyoruz bilmiyorum. Bazı insanların yetiştirilme tarzından dolayı muhafazakar yapıları ve ideolojileri olabilir ama çıkarları için, konforları için vicdansızlık yapanların (Sessiz çoğunluktan bahsediyorum) affedilecek tarafları olabilir mi? O yüzden dünyevi çıkarlarımız için verdiğimiz ödünlerin nelere maololabileceğini iyi hesap etmeliyiz. Bu hassasiyet, maddi çıkarlardan, egomuza yenilip söyleyeceğimiz tek kelimeye kadar geçerli. Ali İsmail bir kere öldürülmüş olabilir ama insanların duyarsız davranışları yüzünden milyonlarca kere öldürülüyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder