Başkası olmak kendisi olanlara karşı hazımsızlık yaratabilir ve hazmedemediklerinle yüzyüze gelmek zorunda, hatta muhtaç kalabilirsin. Ama sen zorda kalınca gene hazmedemediğin kendisi gibi olabilme cesareti olan, görünürlüğünden dolayı riskli de olsa açık eşcinsellere git "her ne olursa-n"!
Göründüğü kadarıyla kendisiyle barışamamış eşcinseller genellikle birbirlerini aşağılarlar-dışlarlar, hatta onların tarzını her anlamda çirkef bile bulabilirler düzeni yani heteroseksist düzeni bozdukları düşüncesiyle. Gören de şüpheye kapılır "Bu atıp-tutan eşcinsel değil mi, eşcinsellik nasıl bir şey ki bu öteki-bildiğimiz eşcinselleri-eşcinselliği kabul etmiyor-eleştiriyor" diye. "Eğer bildiğimiz eşcinsellik eşcinseller tarafından bile eleştiriliyorsa, heteroseksistler niye kabul etsin ki" düşüncesiyle yaygın yargıyı pekiştirecektir kendisiyle küs eşcinsellerin katkısıyla.
Bu tür eşcinsellerin ki kendisiyle barışamayıp içselleştirilmiş homofobinin etkisiyle heteroseksizme şakşakcılık-yağcılık yaparak yamanma çabasından başka bir şey olabilir mi? Sen bir eşcinselsen bütün eşcinseller hayatını senin gibi korkak ve de tutuk yaşamak zorunda mı? Şunu beyinlerine iyi soksun eşcinseller.Az beraberlik yaşanarak asil olunmuyor. Hatta cinsellik bile bir nebze duygusal eşcinsel aşkın yanında daha bir kabul edilebilir konumda. Çünkü heteroseksizme göre cinselliğin herhangi bir şekilde yaşanmasına göz yumulabilir ama erkeğin erkeğe aşık olması asla kabul edilemez. Çünkü duygusal beraberlik uzun vadeli beraberliğin gerekliliğidir, bu da ancak karşı cinsle gerçekleştirilebilir.Aksi sapıklıktır aile ve çocuk kavramları gibi heteroseksist sistemin devamlılığını baltalayacağı için.
İşin en trajik tarafıysa eleştiren eşcinsellerin eleştirisinin aslında bir yansıtma politikası olması dolaylı nefret itirafı yoluyla psikolojik olarak kendilerini rahatlattıkları, aklamaya çalıştıkları, eşcinselliği heteroseksizme uygun şekle getirip kendilerini bu sisteme kabul ettirmeye çabalayarak. Yaşamlarını-eşcinselliklerini hep böyle samimiyetsiz bir şekilde yaşayabilceklerini sanmalarıysa en büyük handikapları. Çünkü heteroseksizm eşcinselliği hiçbir şekilde kabul etmiyor ve kabul edemez ki. Seni es geçmesinin sebebi görmemesinden veya görünür eşcinsellerin daha öncelikli sorun olarak görülmesindendir. Yoksa sıra eninde-sonunda sana da gelecektir veya sen de kontrolünü kaybettiğin anların birinde sistemin figüranlarının tuzağına düşeceksindir.
İlla ki kendimize sıra gelince mi anlamamız gerekiyor diğer eşcinsellerden üstün bir tarafımızın olmadığını. Aslında anlıyoruz da kendimizi kaf dağına çıkartıp, kendi-kendimizi kandırarak idareten yaşamaya çalışıyoruz; belki yapısal veya kazanamadığımız cesaretsizliğimizden, belki de kapitalist sisteme adapte olup maddi-manevi ödün vermek istemeyemişimizden.
Ama bir gün eşcinselliğimiz yüzünden güvendiğimiz maddi-manevi dağlara kar yağabilir veya her şeyimizi kaybedip eşcinselliğimizle baş-başa kalıp gene ayrımcılıktan koruyamayabiliriz kendimizi. O zaman "Eşcinsellik beni affet" mi diyeceksiniz? Yok canım, bunu diyecek olsalar daha en başta yamanmak yerine orjinallikleriyle varolmaya çalışırlardı. "Hak ettik" diyip gene hetero yolda ilerlemeye devam ederler eğreti ve arada kalmış bir şekilde, sağır-kör-dilsiz olarak, dalga geçilerek, bütün küfürleri yutarak, yutkunarak, bir de arkasından şebek gibi sahte bir kah-kaha atarak.
Mutlu musun böyle bir eşcinsel olmaktan. Çaresiz misin? Yapılacak bir şeyler var ama, hatta tek şey; Başkası olma kendin ol! Başkası olmak kendisi olanlara karşı hazımsızlık yaratabilir ve hazmedemediklerinle yüzyüze gelmek zorunda, hatta muhtaç kalabilirsin. Ama sen zorda kalınca gene hazmedemediğin kendisi gibi olabilme cesareti olan, görünürlüğünden dolayı riskli de olsa açık eşcinsellere git "her ne olursa-n"! Çünkü eşcinsellerin heteroseksist bir dünyada yeri olamaz. Ancak eşcinseller heteroseksizme bu dünyada eşcinsellerin-eşcinselliğin de var olduğunu gösterirlerse ancak öyle kabul edilebilirler.
Hayata eşcinsellik için servis yapan eşcinsellerin ne yaptıklarından dolayı bir beklentileri, ne de görünür olmaktan bir çıkarları var. Tek dertleri, eşcinsellerin eşcinsel olarak yaşam-a hakları. Eşcinsellerinki görgüsüzce görünürlük sevdası değil, yaşamak için yok sayılmayıp varolmak istemeleri.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder