15 Aralık 2010 Çarşamba

Homofobikler Eşcinselliğin Ajan Provakatörleri!

Anlaşılmasak da anlatalım diyorum kendimizi önce birbirimize alınmak,darılmak yerine.Heteroseksizm avuçlarını ovalıyor dişlerini sırıtarak bizi yok etmek için.Kurban olmak yerine zahmete girelim birbirimiz için.

Heteroseksizmin egemen olduğu bir kültürde LGBTT bireylerin anlaşılmayı beklemesi fazla iyi niyetlilik,alınganlık yapması da fazla lüks sayılmaz mı?Tamam herkes eşit koşullarda yaşama hakkına sahiptir ama yüzyıllardır süregelen bir erkek egemen gelenekten de bir anda kendiliğinden değişmesini beklemek mucizevi bir şeydir.Eşcinseller şu anda yaşam koşullarını en iyi şekilde değerlendirmeye çalışırlarken,hakları için de mücadelelerinden vazgeçmemeliler her şeyin hemen değişmesini bekleyerek.Hızlı bir değişim sahte bir değişim olabilir çıkarlar için kısa süreli vad edilen.Önemli olan heteroseksist beyinlerde farklılıkların yer ederek yabancılığın atılması uzun vadeli de olsa kalıcı bir iyileşme için.Bunun için eşcinsellerin zahmete girmesi eşcinsel hakları için bir fırsat olarak görülmeli.Her engel itici güç olmalı,hırslandırmalı kısa süreli kandırmaca haklarla rehavete kapılmamak için.Her engel derdimizi anlatmak için dinleyici bulma fırsatı olmalı.Yoksa sokaktan geçen kişiye "benim heteroseksizmle bir sorunum var eşcinsel olarak,dinler misiniz deseniz"yüzünüze bile bakmaz."Eşcinsellik hastalıktır,sapıklıktır" dendiğinde alınmak,kırılmak,darılmak yerine "hayır eşcinsellik hastalık,sapıklık"değildir deme fırsatı oluşmuş demektir.Heteroseksizmin aracılarını düşman değil,bizim sorunumuzu dile,gündeme getiren eşcinsellerin dostları,heteroseksizmin ajan provakatörleri olarak düşünsek,engellere pozitif bir şekilde bakarak daha başarılı olmaz mıyız mücadelemizde,daha hızlı yol kat etmez miyiz eşcinselliği anlatarak beyinlerde yer edinmesini sağlayarak,sistemi eşcinsel söyleme alıştırarak bertaraf etmiş olmaz mıyız eşcinsellik yabancılığına ve düşmanlığına karşı?Belki de homofobiklerin bilinçaltı vicdanları eşcinsellere yardım amacıyla kıvılcım oluyorlardır mücadele için de kör eşcinseller göremiyorlardır bu ışığı.Eğer eşcinseller engelleri aşılmak için değil de heteroseksizme adapte olma zorunluğu olarak görürlerse,önlerinde engel olmayınca eşcinsel olduklarını bile ancak dışlandıkları,aşağılandıkları,şiddete maruz kaldıklarında anlayabilirler cinayete kurban gitmezlerse tabii.Kaldı ki biz LGBTT'ler birbirimizi bile engel olarak görüyoruz,düşman olarak görüyoruz,birbirimizi anlamadığımızı düşünüyoruz,birbirimize alınganlık yapıyoruz ki biz heteroseksizm dağına küsmüşüz dağın haberi bile olmaz.
Önce kendimizi kendimize anlatalım ki kendimizle barışalım.Akabinde diğer LGBTT bireylerle paylaşım yaşayalım ki bir güç oluşturabilelim heteroseksizmin gözüne çarpabilmek için ilk etapta.Ama biz ne yapıyoruz,birbirimizi anlamıyoruz diye alınganlık yapıyoruz.Peki anlatıyor muyuz kendimizi onlara?Çok mu zor kendimizi anlatmak?Zor olsa bile kaybedecek neyimiz var?Çenemiz mi yorulacak?Oysa hepimiz aynı dilden konuşsak,doğru bir tondan heteroseksizmin anlayabileceği dilden bir ses çıkacak.
Hepimiz aynı yolun yolcusuyuz diyerek zahmetsiz anlaşılmayı beklemeyelim LGBTT'ler olarak.Hepimiz heteroseksist kültürün şemsiyesi altında yaşıyoruz ki bizim olduğumuzu taraflar delik olduğu için farkında olmadan yamanma güdüsüyle daha bir heteroseksizmi içselleştirmiş ve birbirimize yabancı hatta düşman olmuş olabiliriz.Heteroseksizme yaranmak yerine birbirimize karşı daha toleranslı olsak alınganlıklarımız da olmayacak belki.Birbirimizden uzaklaşmamız heteroseksizmin ekmeğine de yağ sürüyor "bak birbirlerini bile anlamıyorlar,kabul etmiyorlar" düşüncesiyle.
Anlaşılmasak da anlatalım diyorum kendimizi önce birbirimize alınmak,darılmak yerine.Heteroseksizm avuçlarını ovalıyor dişlerini sırıtarak bizi yok etmek için.Kurban olmak yerine zahmete girelim birbirimiz için.Kolay kazanılan paranın çabuk harcanılması gibi zor sevgi de daha kıymetlidir!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder