
Hayatı niye zehir ediyoruz kendimize heteroseksist bir şekilde yaşayarak.Acı çekenler kadar,acı çektirenler de bu zehirden payına düşeni alıyorlar.Her şeyin en iyisini,doğrusunu bildiğini sanmak öğrenmeye,dolayısıyla,farklılıklara,güzelliklere,kapıları kapatmak demektir.En başta tamamen açmak kolay olmayabilir ama aralık bırakmanın kimseye zararı olmayacaktır.O aralıktan sızıan gün ışığı belki karanlık dünyamızı aydınlatıp,korkularımızla yüzleşmemizi sağlayacak,yeni keşif yolculuklarına çıkartıp ufkumuzu genişletecek,hayatın sadece bildiğimizden ibaret olmadığını,dünyanın sadece kendi etrafımızda dönmediğini görmemizi sağlayacaktır.
Bir kitap okumak,bir şarkı dinlemek,bir film izlemek ön yargılarımızın yıkılmasını sağlayabilir.Yeter ki her gün gazete gibi aynı baskıyı yapmak yerine zamanımızın minik bir kısmını hayatımızı renklendirmeye,öğrenmeye ayıralım,heteroseksizme arada bir rest çekelim kendi içimizde de olsa kibar bir şekilde sevgiyle.Utanmayalım insanlık yönümüzden,kendimiz olmaktan canımızı acıtmasını içselleştirdiğimiz sert kültüre rağmen.
Rock müzik sert gibi gelebilir ama içinde isyan vardır geleneksel baskıcı kültüre karşı sevgi için mücadele veren.Notaların dizilimi de gitarın ruhumuzu kanatan sert tınılarına rağmen yumuşacıktır aslında.
Kaderimize boyun eğmek yerine bir denesek farklılıkları belki daha çok seveceğiz yabancı kaldıklarımızı.Ben bunu ihmal ettiğim sanatçılara karşı mahçup olarak çok yaşıyorum.Bilindik şarkıları dışında Bruce Springsteen'i çok ihmal etmenin mahcubiyetini yaşadım bu akşam.Hani alır götürür ya klişe tabirle bazı şarkılar-şarkıcılar bizi içinde bulunduğumuz gemilerimizi batıran sömürgeci sistemden.İşte bu akşam da ben Bruce Springsteen'le duyguların envai çeşidini yaşadım;Hüzünlendim,coştum,içimdeki sevgiyi dışarıya çıkardım dünyaya yayılmasını umut ederek.Uzaktan da olsa kulak kabartalım yabancı seslere,alıştırmaya çalışalım korkmak yerine kendimizi yabancılıklara.Belki çok seveceğiz.
Şu kısacık hayatta farklılıkları tatmak kadar huzur veren bir heyecan olduğunu sanmıyorum.İletişim çağında oturduğumuz yerden de olsa hala keşif yolculuğuna çıkılamayacağına da inanmıyorum.Yeter ki zihinlerimizi harekete geçirelim,yazık etmeyelim beynimize.Onu başkalarının kullanması yerine kendimiz kullanalım.Hayat bizim hayatımız,başkalarının değil çünkü.Heteroseksizmin gönüllü fedaisi olacağımıza kendimize sahip çıkalım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder