12 Ekim 2010 Salı

Önce Ke(n)dimize Bakalım


Hayvan öldürenlere insan öldürenlerle aynı cezanın verilmesi taraftarıyım,hatta katlanarak.Çünkü kedilerin ömrü insandan daha kısa.Bir kedi on sene yaşıyorsa ortalama,kedi öldürenin cezası da ikiyüz yıl olmalı.

Bugün okuduğum ilk manşet İzmir'de dört üniversiteli gencin bir dükkanın kedisini pitbull köpeklerine parçalatmak için yakalayamayınca kafasını ezerek öldürmeleri haberiydi.Kucağımda Kara'm kedimle haberi okuyup yazarken,savaşların bu kadar kolay çıkmasının bu caniler ve canilik yüzünden çıktığını anladım.İnsanın içindeki şiddet bu kadar kolay dışarıya fırlayıp gözü hiçbir şey görmüyor demek ki.İnsanın bu kana susamışlığı-kurban kültürü genetiksel mi,çevresel mi acaba?Genetikselse acil tedaviye,kültürelse çok ciddi bir eğitim devrimine ihtiyaç var demektir.
Aşağıdaki yazıyı da haberin altına yorum olarak göndermiştim;
Kurban kültürünün hakim olduğu bir ülkede hayvanları koruyan yasaları çıkarmayan ve vicdanları sızlamayanları sessiz kalarak desteklemiş olanlar dahil önce herkesin kendine bir bakması gerekiyor.O çocuklar heterosesksizmin köleleri tarafından yetiştirlien birer kukla.Onların çocukları da tüm canlıların haklarını yok sayan bencil bireyler yetiştirecektir kuşkusuz.Lafla demokrat olunmaz,uygulasınlar da hayvan hakları savunucularını görelim.Bu gün hanginizin kafasında var sokaktan bir hayvanı eve alarak beslemek.Herkes bir hayvana sahip çıksa,sokaklarda bakıma muhtaç ve de canilerin kurbanı kediler olmazdı.Bu yazıyı üçüncü kattan aç olduğu için atlayan ve sahiplendiğim dünya tatlısı Kara'm kedim kucağımdayken yazıyorum.Bu gece bana sarılarak uyuduğu hazzı hiçbir şeye değişmem.Sevgiden bahsedenlerin önce içlerindeki sevgiyi bir ölçüp tartmaları gerekiyor.Gerçek sevgi,ayrım yapmadan sevebilmektir.Kendi kanını taşıyan çocuğu sevmek falan gerçek sevgi değildir.Mecburiyetlerle sevgiyi karıştırmayalım.Üniversitelerde önce sevginin ne olduğu öğretilmesi gerekiyor.Ne yazık ki şiddet hazzıyla sevgi yer değiştirmiş durumda vahşileşmiş dünyamızda.Yakında pitbull sahipleri köpekleri insanların üstlerine saldırtırsa hiç şaşırmam.Onu da denerler zaman kaybetmeden yasalar bu kadar gevşekken.İnsan öldürenler bile elini kolunu sallayıp dışarıda dolaşırken,köpek ısırmasından bir şey çıkmayacağını bilmiyor mu caniler.Bu cesaretin kaynağının neresi olduğunun sorgulanması gerekiyor önce.
Ne çelişkili bir toplumuz.Hayvanlara yazın sıcağında su ihtiyaçlarını gidermeleri için su kabı koyan bir millet,hayvanlara yeri geldiğinde hayvandan daha beter davranıyor.Bunu vicdanen yaptıklarına nasıl inanayım ben.Tamamen manevi tatmin ve de bir görevmiş gibi göstermelik yaptıklarından hiç şüphem yok.
Hayvan öldürenlere insan öldürenlerle aynı cezanın verilmesi taraftarıyım,hatta katlanarak.Çünkü kedilerin ömrü insandan daha kısa.Bir kedi on sene yaşıyorsa ortalama,kedi öldürenin cezası da ikiyüz yıl olmalı.
Yavru kediyi, başını ezerek öldüren üniversite öğrencisine 687 TL para cezası kesilmiş en son okuduğum habere göre.Seyirci kalıp suça ortak olan,hata yanında bulunarak cesaret veren diğer öğrencilere bir şey yapılmamış.Okulu da kedi öldürene disiplin cezası verecekmiş.
Peki bütün bunlar kediyi geri getirebilecek mi?Zaten verilen para ve disiplin cezası da hayvana yapılanın cezası değil de,toplumsal yapıyı korumak adına veya kediyi öldüreni şiddetten uzaklaştırabilmek adına bir yaptırım.Kediyi veya hayvanları düşünen kim.Yoksa 687 milyon liralık ceza versen dahi bir canın telafisi olabilir mi?
Amerika'da kediler için kedi şehri kurulup,bakım giderleri için vakıf oluşturulurken,biz hala hayvanların insanlara hizmet için yaratıldığına inanıp onlara istediğimiz gibi davranmaya devam edelim.Orası Amerika mı?İyi ki Amerikalar,Avrupalar,azıcık da olsa insan-canlı hakları ve demokrasi var uzakta da olsa örnek alabileceğimiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder