28 Ekim 2010 Perşembe

Keşke eşcinsel olmayıp,eş-cinsel kalabilseydik!

Keşke eşcinsel olmayıp,eş-cinsel kalabilseydik.Tanımlanarak bunun üzerinden yapılan baskıya karşı mücadele vermek yerine sadece yaşasaydık kendi cinsimize olan yönelimimizi,kimlikse kimliğimizi,hatta tercih olsa bile tericihimizi,benim tanımlamadığım adı her ne ise.

Hayatının bir döneminde dahi olsa,keşke eşcinsel olmasaydım demeyen bir eşcinsel var mıdır veya kaç tane vardır eşcinselliğiyle doğduğu günden itibaren barışık olan?
Eşcinselliğiyle ilgili hiçbir tereddütü,olmayan aktivist bir eşcinselin bile korkuları-kaygıları varsa eğer eşcinsellikten yana,kabul etmese de çaba sarf ederek,kendisiyle barıştığı-barışması gerektiği gibi,heteroseksizmi de eşcinsellikle barıştırmanın-ikna etmenin eşcinsellerin gönüllü görevi olması gerektiğini bilmesi gerekir.Çünkü heteroseksizmin ayağına gidilmezse kaybedeceği bir şey olmadığı gibi,daha işine bile gelecektir eşcinselliğin dile getirilmeyip doğru bir şekilde anlatılmadığı sürece.
Ama önce eşcinellerin eşcinselliği bilmesi gerekiyor kendileriyle yüzleşebilmeleri için.Eşcinelliğin anormal olmadığını,doğanın bir gerçeği olduğunu kabul etmeleri gerekiyor.İçlerinden gelmiyorsa dayatılan toplumsal erkek veya kadın rollerinden hiçbirine mecbur olmadıklarını öğrenmeleri gerekiyor.
Çünkü eşcinsellik utanılacak bir kimlik değil.İnsan sırf erkek olduğu için utanmıyorsa,kategorilere dahil olmayan hiçbir durum da heteroseksizmin ahlak gibi dayatma ve bahaneleriyle utanılacak bir durum olamaz.
Barışmak için işe,heteroseksizmin çıkarları için ahlak gibi göreceli baskı kurallar koyarak kendi yapısını içselleştirip normalleşetiridiğini görerek başlamak gerekiyor.
İnsan insandır ama herkesin mutlaka bir kategorisi olmayabilir.İnsan nasıl sağlıklı ve mutlu olacaksa ona öyle davranılmalıdır.Bu onun en tabii hakkıdır,olmalıdır.
Ben istemez miyidim kendimi cinsel yönelimimle tanımlamamayı.Bastırılan pörtlüyor eğer kendini uymadığı için egemen sisteme adapte edemiyorsan.Keşke eşcinselliğimizin altı heteroseksizm tarafından ötekileştirilmek için öfke,kin ve nefretle çizilerek hedef haline getirilmeseydik.Heteroseksizmin varoluş sebeblerinin kötü basamağı olmasaydık.
Ben çocukluğumda yani kendimi toplumsal cinsiyetlerden birine ait hissetmediğim dönemlerde kendimi tanımlamayıp içimden geldiği gibi davranıyordum.Saçlarımın belli bir şekli,kıyafetlerimin belli bir rengi yoktu.Utanmayı bilmiyordum ben,bana "kız gibi" denildiği zamanlarda bile."Kız gibi" olunca ne oluyordu ki ve ya "erkek gibi" olunca.Toplumsal cinsiyet ve yapıyı öğrendikçe,kendimi kısıtlamayı,utanmayı da öğrendim.Önce çıplaklıktan utanmayı öğrendim,sonra cinselliğimden utanmayı.
Saçlarım zorla kesilmeye başlamıştı büyüdükçe banyo yaptırılırken.Berberde saçlarım kesilme yaşım gelince,ağlamıştım saçlarım kesilince.Sünnet olup-olmayacağımı bana sormadılar bile.Toplumsal cinsiyete geçiş yaşı her eşcinsel için sancılıdır ama çocuklukta bilinç altına hasır altı edilmekten başka bir seçenek yok ki?
Zaten heteroseksizm güç yeterliliği yapabileceği yaşa kadar yapacağını yapıyor,sonra da "büyüyünce kendi özgür iradesi ile kararını verir" diyor.Peki ben sünnet olmak istemezdim,bunun geriye dönüşü var mı?Heteroseksizmi içselleştirmem için bilinç altıma formatladığınız ve onulmaz yaralar açıp-paranoyaklaştırdığınız benliğimi tamir edebilir misiniz?Ben eşcinseldim ama ben tanımlamadım kendimi,tanımlamak da hiç istemezdim.Cinsel yönelimimin kendi cinsime olmasından niye şikayetçi olayım ki;Kendime veya bir başkasına hiç zararı yok.Ha karşı cinse ilgi duyup mutlu olmuşum,ha kendi cinsime.
Kimsenin de"sen eşcinselsin,bu yanlış" diyerek ayrımcılık yapmaya hakkı olamaz.
Ne kadar kurnaz şu heteroseksizm;Önce kendine benzemeyenleri ketegorize ediyor,tanımlamasını yapıyor,sonra da yanlış diyip yok etmeye çalışıyor.Cinsel yönelimin adı koyulması gerekiyorsa,karşı cinse yönelimin de eşcinsellik gibi ayrımcı bir adı koyulsun veya hiçbir cinsel yönelim tanımlanıp kategorize edilmesin.
Keşke eş-cinsel kalabilseydik.Yani kendi cinsimize ilgi duyan ama bundan dolayı tanımlanıp,kategoriye sokulup ötekileştirilmeyen.Bunun,yani en doğal hakkımız cinsel yönelimimizin saçma-sapan adaletsiz bir şekilde hak mücadelesini verme zorunda kalmasaydık.
Ben sadece eş-cinsel,kendi cinsine ilgi duyan ve bundan dolayı kimseye hesap vermek zorunda kalmayan biri olmak istiyorum.Heteroseksizmin tanımladığı bir şekilde eşcinsel olmak istemiyorum ve de değilim zaten.Keşke eşcinsel olmayıp,eş-cinsel kalabilseydik.Tanımlanarak bunun üzerinden yapılan baskıya karşı mücadele vermek yerine sadece yaşasaydık kendi cinsimize olan yönelimimizi,kimlikse kimliğimizi,hatta tercih olsa bile tericihimizi,benim tanımlamadığım adı her ne ise.
Hangimiz bir transı,biseksüeli,lezbiyeni veya bilinmeyip dile getirilmeyen diper LGBTT'leri anlamaya çalıştı veya hangi LGBTT eşcinsel denilince ilk akla gelen erkek eşcinselleri-geyleri anlamaya çalıştı.Ötekileştirilen bizler bile kategorileşerek-tanımlamalar yaparak katkı sağlamadık mı bu ayrımcılığa.Oysa adımız konulmadan içimizden geldiği gibi yaşayıp gitsek olmaz mıydı?
Evet mecbur bırakıldık yok edilmek için tanımlandıktan sonra varoluşumuz adına açık olmaya,kendimizi göstermeye.Kimliğimizden utanmayıp gövde gösterisi yapmaya başlayınca,bu sefer heteroeksizm adımızı ağzına almamaya başladı "legalleşirler" diye.Acaba biz eşcinsellik kötü desek bile,eşcinseller çıkar kapısı olsa heteroseksizm bize de "kırmızı halı" serer mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder