Baba eşcinsel oğlundan bahsederken "Daha oğlumla oturup bir bardak rakı bile içemedim,kim bu duruma düşmek isterdi ki.Deve keseceğim kurtulunca,hem de kameralar önünde" diye kahırlanıyor sanki eşcinsellik tedavi edilebilir bir hastalıkmış gibi,heteroseksizme aidiyetin kanla kutlandığı ve kutsandığı kurban kültürünün bir figürü olarak.
"Mükemmel Çift" dizisi ilk bölümünü izledikten sonraki homofobiyi besleyeceğine dair düşüncelerimi,ikinci bölümüyle haklı çıkardı.Yanıldığım tek nokta eşcinsellik adına beklentimin yüksek olmasından "Mükemmel Çift" in eşcinsel değil de çıkar için yalanlar üzerine kurulmuş ve devam ettirilen göstermelik evlilikleri olan heteroseksüel bir çift olmasıydı.
Aslında yanlış olan bir şey yoktu.Heteroseksist toplumlarda çıkar adına aile kurumu korunduğu gibi eşcinseller de evlenip eşcinselliklerini gizlemiyorlar mı?Hatta eşcinsellikleri bilinip,bilmezlikten gelinmiyor mu "Kibar Adam" kandırmacasıyla.Her iki tarafın da mağdur olduğu bu sahte evliliklerin mutsuzlukları normalleşiyor dile getirilmediği sürece ve eşcinsel tarafların deşifre olmasının kaçınılmaz olduğu noktalarda ise namus meselesine indirgenip heteroseksizmin gereklilikleri yerine getirilerek istenilmeyen sonuçlar doğabiliyor kültürel coğrafyaya göre farklı boyutlarda homofobiksel ayrımcılıkların yaşandığı.Eşcinsel çocukların Direkt ayrımcılığa maruz kalarak homofobinin fiziksel boyutunu yaşayan eşcinsel çocuklar kadar,"Mükemmel Çift" senaryosunun psikolojik şiddetiyle aşkını,sevgisini belki de cinselliğini köreltmiş eşcinseller babalar ve karşı taraf mağdurları daha fazla var heteroseksist dünyanın ahlakından dolayı mahcubiyet yaşamaktan korkan.
Yiğit'in heteroseksüel Bora'ya(Eşcinsel Bora komada)sarılınca oluşabilecek tepkinin merakta bırakan sahnesiyle bitmişti birinci bölüm.Şaşıran Bora bahaneyle evden kaçarak kurtulabilmişti Yiğit'ten.Bora'nın tek derdi Yiğit'le sürekli bu mesafeyi koruyabilmek artık.(Aslında isim konusunda çok hoş bir ironi var;Heteroseksist bir toplumda erkekliği yüceltmek için erkek çocuklara verilen kahramanca isimler eşcinsellerde rahatsızlık,çocuğu eşcinsel olan ailelerde de hayal kırıklığına sebep olan tezatlıklar yaratır.)Tabi ki bu bir komedi dizisi olduğu için eşcinselden kaçıyor heteroseksüel.Yoksa heteroseksist bir dünyada bir eşcinselin bir heteroseksüele arkadan yaklaşması kan çıkmasına sebep olur en küçük ihtimalle bile.Bora'nın sorumsuz kankası maddeleri okumadan iş anlaşmasını imzaladığından,komadaki eşcinsel Bora'nın partneri Yiğit'ten habersiz olduğu için Bora,borçlarının ödemelerini sağlayan bu iş fırsatından vaz geçmeyi bile düşünür.Çünkü eşcinsellik her şeyden vazgeçmek için yeterli bir sebeptir gündelik hayatta.
Dizide eşcinselliğin bir eğlence unsuru olduğunun altı çizilmeden geçilemezdi tabi!;Bir ev partisi ve feminen görünümlü eşcinsellerden oluşan müzikli bir dans ortamı,eşcinsel şivenin sakız gibi uzatıldığı üç kelimeden oluşan diyaloglar.Bora da Yiğit'ten uzaklaşma bahanesine,eşcinselvari danslarıyla nereden öğrendiğinden çok komediden aldığı pirimle inandırıcılık katıyor.
Dizi boyunca eşcinsellikten "Ufak bir ayrıntı" ve "Şey" diye bahsediliyor.Yapım şirketi RTÜK'ün gazabından korkuyor galiba ki daha eşcinsellik kelimesi telaffuz edilmedi.Çünkü eşcinsellik kelimesi hakaret ve aşağılama dışında ifade edilirse eşcinsellik keşfedilerek özenti yaratabilir,normalleşebilir zamanla!
Bora karısından son bir şans daha istiyor sanki eşcinselliğin tercih olduğu önyargısını destekler nitelikte.Bir sahnede de Bora'nın karısına arkadaşı "Tamamen değişmiş olmasın,hala bir şansınız olabilir"diyor "Bu Bora"nın heteroseksüel olduğunu bilmediklerinden ve Bora'nın karısını tekrar elde etmek için çabalamasından.Aileler de çocuklarını "Evlenirse erkekleşir" diye hep umut ederek şanslarını zorlarlar ya.Hatta değişmeyip evlenerek namuslarını-şereflerini korusalar bile yeterli olabilir karşı tarafın mağduriyeti kadın olmasından dolayı göz ardı edilerek.Yiğit'de eşcinsellikten vazgeçilebilirmiş gibi eşcinselliği kategorize ediyor"O kadın bir şey yaptı Bora'ya" diyor kendinden uzaklaşmasının sebebi olarak.
Eşcinsellerin duyguları olamazmiş gibi Bora'nın "Altın yumurtlayan tavuk" olarak eşcinsellik yüzünden ellerinden kaçmaması için "Yiğit'e başka birisini ayarlasak belki Bora'dan vaz geçer" diyor şirketin genel müdürü "Eşcinsellik sadece cinsel boyutta yaşanır,elma yerine muz yese de metabolizma şeker ihtiyacını karşılar" der gibi.
Bora'nın kankası Bora'nın karısına acıyor bir eşcinselle evlendiği için "Evlendiği adamın durumuna bak" diyerek heteroseksizmin bir parçası olduğunu göremeyecek temsiliyetçilikle.
Baba eşcinsel oğlundan bahsederken "Daha oğlumla oturup bir bardak rakı bile içemedim,kim bu duruma düşmek isterdi ki.Deve keseceğim kurtulunca,hem de kameralar önünde" diye kahırlanıyor sanki eşcinsellik tedavi edilebilir bir hastalıkmış gibi,heteroseksizme aidiyetin kanla kutlandığı ve kutsandığı kurban kültürünün bir figürü olarak.
Bora'nın kankasının Yiğit eşcinsel olmasına rağmen Bora'dan uzak tutmak için oyalamak babında da olsa,bir eşcinselle cinsellik olmadan da bir aradalığın olabilirliğini göstermesi senaristlerin bir fedakarlığı gibi algılansa da,aslında eşcinseller keyifli vakit geçirme aracı olarak zaten tercih ediliyorlar.Aynı sahne de Yiğit Bora'nın kankasının tavla oynama teklifine "Bora duyarsa beni öldürür,bak söylemek yok" diyerek eşcinsellerin teslimiyetçilik açısından da heteroseksizmi içselleştirdiğini dile getirmesi eşcinsellerin ruhunu okşayabilir.Eşcinseller baskı altına alınmanın ayrımcılığın başlıca göstergesi olduğunu bilmezlikten gelip,sahip çıkılma,sevildikleri için kıskanılma olarak algılarlar bu heteroseksist unsuru,eşcinsel oldukları için kendi olamamanın çaresizliğine ve "Biz" olarak var olunacağına şartlandıklarından dolayı.Artık eşcinsel mücadelede,eşcinsellerin kendi aralarındaki farklılıkların görmezlikten gelinmeyip "Ben"lerle "Biz" olmanın daha sağlıklı olduğu bir zamanda,eşcinsellerin hala heteroseksizme sığınmaya çalışması gönüllü mültecilikten başka ne olabilir ki?
Dizi belki bir yerlere gönderme yapıp toplumsal maskeyi düşürmek için komedi unsurunun arkasına sığınıyordur ama içselleşmiş homofobik önyargıları kırmak yerine besleyebileceği unutulmamalı yerleşik söylem ve davranışların.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder