Bir Din ve Ahlak dersi öğretmeni sınıfta ders anında, öğrencilerin itirazına, uyarısına rağmen, Atatürk'ün faşist ve kafatasçı olduğunu söyleyerek bunun propagandasını yapmış. Şikayet edilince de böyle bir şey söylemediğini, kendisine iftira atıldığını söylemiş. Çocukların hiç işi gücü kalmadı da, o yaşta Müslüman bir ülkede Atatürk karşıtlığını icat edip, bununla bir Din ve Ahlak dersi öğretmenini mi karalamaya çalışacaklar? Aynası Facebook'tur kişinin, lafa bakılmaz; Çünkü bu DİN VE AHLAK DERSİ ÖĞRETMENİ, Facebook sayfasında "Kemalizm Faşizmdir" yazılı bir fotoğraf paylaşmış.
Bu haberi yazıma konu etmemin sebebi Atatürk'e karşı olunması falan değil. Karşıysa karşı. Zorla sevdiremeyiz ya. Beni rahatsız eden özgürlük düşmanlarının geldikleri nokta ve muhafazakar iktidardan cesaret bulup, özgürlük düşmalığını okullarda çocukların beyinlerine aşılamaya çalışmaları. Zannediyorlar ki, Atatürk düşmanlığı oluşturursak, herkesi dindar, muhafazakar, şeriatçı yapabiliriz. Bunu Atatürk üzerinden yapmalarının sebebi de, Cumhuriyeti kurmasından, eşitliği, özgürlüğü getirmesinden dolayı, geçmişten bir hınçları olan Atatürk-çülükten de intikam almaları, hem de ideolojilerine karşıt bir örnek oluşturması. Demek istiyorlar ki, "Atatürk olmasaydı, biz hala dindar, şeriatçı, muhafazakar bir ülke olurduk."
Haberin yayınlandığı gazetenin altındaki yorumlara bakıyorum, insanlar ne kadar kin ve nefret dolular. Atatürk olmasa başka birini nefretlerine alet edecekler. Bu kişiler faşizm karşıtı demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü geçinen kişiler ama, bir anda savunularıyla özgürlük karşıtı olan muhafazakar tarafa geçivermişler. Geçmişin muhasebesinin yapılıp gerçeklerle yüzleşilmesi babında olduğunu sanmıyorum bu nefretin. Çünkü intikam duygusunu gerçekleştirmek için fırsatını bekleyen bir dile hakim bu karşıtlıklar. Ben gerçekten geçmişte yaşananların acısını çıkartmak isteyen fırsatçı nefretlerden çok korkarım. Hatta böyle nefretler, iddia ettikleri gibi geçmişte bir haksızlık yaşanmadığını bile düşündürtür bana. Çünkü zeytinyağı gibi üste çıkmak, hem suçlu hem güçlü olmaktır.
Geçmişten kalmış da olsa, bir sorun varsa sevgi diliyle halledilemez mi? Hem geçmişin hesabını benden kimse soramaz. Çünkü ben ne geçmişteki kötülükleri mirasçısıyım, ne de gelecekti? Ben seninle bugün güzellik adına ne paylaşabilirim onun derdindeyim. Seninki düpedüz nefreti devam ettirmek ve nefretini bana da bulaştırmak. Gerçek faşistlik nefretini, kin ve öfkeyle devam ettirmektir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder